Türk Tarih Kurumu'nun kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifiyle ilk kez 1932'de düzenlenen Türk Tarih Kongresi'nin 20'ncisi, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yerleşkesi'nde kapılarını açtı. Kongre, tarihin güncel siyasi çekişmelerden arındırılarak bilimsel esaslarla ele alınması gerektiği vurgusuyla başladı.

Açılışta konuşan Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Haluk Selvi, uluslararası alanda süregelen çatışmaların, siyasi gerilimlerin ve güç mücadelelerinin tarihi meselelerin uluslararası gündemdeki yerini doğrudan etkilediğini belirtti. Selvi, tarihi değerlendirmelerin temelinin güncel siyasi tartışmalar değil; belgeye, tenkite ve ilmi mesuliyete dayanması gerektiğine inandıklarını ifade etti.

Kongre programı, açılış konuşmalarından önce Alacahöyük Sergisi, Milli Mücadele Sergisi ile Türk Tarih Kurumu ve Tarih Kongreleri Sergisi'nin ziyarete açılmasıyla başladı. Yüksek Kurumun Atatürk Konferans Salonu'ndaki açılış töreninde, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dünyası Müzikleri Topluluğu'nun dinletisi sunuldu ve Türk Tarih Kurumu'nun tanıtım filmi gösterildi.

Prof. Dr. Haluk Selvi, bu sabah Anıtkabir'i ziyaret ederek Kurumun kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ve minnetle andıklarını ve Kongre'yi Atatürk'ün manevi himayesine emanet ettiklerini dile getirdi. Selvi, Atatürk'ün milletin geleceğini inşa ederken geçmişini tanımaya, dilini, tarihini ve kültürünü bilimsel esaslarla araştırmaya büyük önem verdiğini vurguladı.

Türk Tarih Kurumu'nun bu anlayışın bir sonucu olarak 15 Nisan 1931'de Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti adıyla kurulduğunu hatırlatan Selvi, Cumhuriyet ile neredeyse yaşıt olan Kurumun, 95 yıldır Cumhuriyet'in en köklü ilim müesseseleri arasında yer aldığını kaydetti. Selvi, Kurumun kuruluşundan bu yana Türk tarihini araştırmayı ve bilimsel sonuçları kalıcı eserlerle bilim dünyasına kazandırmayı temel görev edindiğini belirtti.

20. Türk Tarih Kongresi'nin temelinin ilk iki Türk Tarih Kongresi'ne dayandığını ifade eden Selvi, "'İlmi ciddiyet' ve 'dünyaya açıklık', Türk Tarih Kongrelerinin 95 yıldır koruduğu iki temel ilke olmuştur. 20'ncisini düzenlediğimiz kongremiz aynı anlayışın bir devamıdır." dedi. Selvi, Atatürk'ün 1931'de Kuruma yazdığı mektupta bu anlayışı açıkça ortaya koyduğunu ve neredeyse bir asırdır yol gösterici olan ilkeleri belirlediğini aktardı. Atatürk'ün, "Biz daima hakikat arayan ve onu buldukça ve bulduğumuza kani oldukça söylemeye cesaret gösteren insanlar olmalıyız." sözünü hatırlatan Selvi, bu hakikat arayışının Türk Tarih Kurumu'nun tüm çalışmalarının özü olduğunu vurguladı.

Selvi, geleceğin tarihçilerine yatırım yaptıklarını belirterek, Türkiye'nin dünya çapında tarihçiler yetiştirebilmesi için lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde binlerce öğrenciyi burs programlarıyla desteklediklerini dile getirdi. Kurumun çalışmalarına dair bilgiler veren Selvi, Türk tarihçiliğini dünya ilim aleminden ayrı düşünmediklerini, İkinci Kongre ile belirginleşen uluslararası açılımın bugün ortak araştırmalar, bilimsel toplantılar, tercüme ve neşir projeleriyle sürdüğünü ekledi. Selvi, bilimsel diplomasi ağını güçlendirerek farklı coğrafyalardaki kurumlarla işbirliklerini geliştirmeye devam ettiklerini ifade etti.