Adalet Bakanlığı, 28 Mayıs Perşembe günü Resmi Gazete'de yayımlanan kararname ile Yargıtay yapılanmasında önemli bir reform adımı attı. Kararname uyarınca Yargıtay'da iki yeni daire — Hukuk Genel Kurulu 11. Hukuk Dairesi ve Ceza Genel Kurulu 9. Ceza Dairesi — açılıyor. Reform, davaların ortalama bekleme süresinin azaltılmasına yönelik kapsamlı bir adım olarak değerlendiriliyor.

Mevcut durumda Yargıtay'da Hukuk Genel Kurulu'na bağlı 10, Ceza Genel Kurulu'na bağlı 8 daire bulunuyor. Yeni iki daire eklenmesi ile bu sayılar 11 ve 9'a çıkıyor. Toplam Yargıtay daire sayısı 20'ye yükseliyor. Yeni dairelerde her birinde bir başkan ve dokuz üye olmak üzere toplamda 20 yeni hakim görev alacak.

Yargıtay'ın iş yükü tarafında, mevcut tabloya bakıldığında dava bekleme süresi önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. 2025 yılında Yargıtay'a intikal eden dava sayısı 480 bin düzeyinde; aynı yıl karara bağlanan dava sayısı 380 bin civarında. Bu fark, yıllık olarak 100 bin civarında dava birikmesine yol açıyor. Mevcut tablo sürdüğü takdirde bekleme süresi 18 aydan daha da uzun süreceği öngörülüyor.

Reformun temel hedefi, yıllık 380 bin olan karar verme kapasitesini 480 bin düzeyine çıkartmak. Bu kapasite artırımı, iki yeni dairenin yıllık ortalama 100 bin davayı karara bağlayabilmesi anlamına geliyor. Hedeflenen bekleme süresi 12 ay olarak belirlendi; mevcut 18 aydan 6 ay daha kısa.

Dava türü dağılımı bakımından yeni dairelerin uzmanlaşma alanları belirlendi. Hukuk Genel Kurulu 11. Daire, ticari hukuk ve şirketler hukuku alanlarına odaklanacak. Bu kategori, ekonomik hayata yakından bağlı ve önemli bir bekleme süresi sorunu yaşanan alanlardan biri. Ceza Genel Kurulu 9. Daire ise siber suçlar ve dijital delil değerlendirmesi gerektiren davalar için ihtisas olarak konumlanıyor.

Reform kapsamında ayrıca tüm Yargıtay dairelerinin dijital altyapısı güçlendirildi. UYAP üzerinden dava yönetim sistemi modernize edildi; karar metinlerinin yazımı için yapay zeka destekli ön taslak araçları devreye alınmaya başlandı. Bu araçlar, hakimlere karar yazım sürecini hızlandırmak için yardımcı olmayı hedefliyor; ancak nihai kararlar her zaman hakim tarafından alınıyor.

Öte yandan, 20 yeni Yargıtay hakimi tayinleri için süreç başlatıldı. Tayinler, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından mevcut adli yargı hakimleri arasından, kıdem ve performans değerlendirmesi sonucuna göre yapılacak. Sürecin temmuz başına kadar tamamlanması planlanıyor; yeni daireler eylül başında faaliyete geçecek.

Mali tarafta reform için ayrılan bütçe 380 milyon TL düzeyinde. Bu bütçe, yeni hakim maaşları (yıllık 64 milyon TL), dairenin operasyon giderleri (yıllık 28 milyon TL), dijital altyapı yatırımları (180 milyon TL) ve mekansal düzenlemeleri (90 milyon TL) kapsıyor. Finansman, 2026 Adalet Bakanlığı yıllık bütçesinden karşılanıyor.

Reform, geçmiş yıllarda yapılan adli reform adımlarının uzantısı niteliğinde. 2023-2024 yıllarında istinaf mahkemelerinin kapasitesi artırılmış, 2025 yılında ise ilk derece mahkemelerinde dijital duruşma sistemi kademeli olarak yaygınlaştırılmıştı. Yargıtay reformu, üç katmanlı yargı yapısının en üst katındaki bekleme süresi sorununa odaklanan bir adım.

Adalet Bakanı tarafından yapılan açıklamada, 'adaletin geç gelmesi, adaletin reddi anlamına gelir; reform ile vatandaşların haklarına daha kısa sürede kavuşması hedefleniyor' ifadesi kullanıldı. Önümüzdeki yıllar için ek reformlar — özellikle Anayasa Mahkemesi yapılanması ve idari yargı süreçleri — de değerlendirilme aşamasında.

--- **Kaynak:** [Resmî Gazete](https://www.resmigazete.gov.tr/)