Antalya'nın tarımsal ve aromatik bitki zenginliğiyle bilinen Akseki ilçesinde, Toros Dağları'nın 800 ila 2 bin metre rakımlı yüksek kesimlerinde geleneksel kekik hasadı dönemi resmen başladı. Her yıl olduğu gibi bu sezon da, yöre halkından oluşan kadınlı erkekli gruplar, sabahın ilk ışıklarıyla dağlara çıkarak doğal ortamda kendiliğinden yetişen kekikleri toplamak için yoğun bir mesai harcıyor.
Akseki'nin dağlık bölgelerinde yetişen bu değerli bitkiler, bölge halkı için önemli bir geçim kaynağı sağlıyor. Köylülerden bazıları topladıkları kekikleri kışlık ihtiyaçları için evlerinde saklarken, bazı üreticiler ise hazırladıkları taze kekik demetlerini yaklaşık 50 liradan satarak aile bütçelerine katkı sunuyor. Kekik toplama sürecinde bitkinin köklerine zarar vermemeye özen gösteren yöre halkı, kekikleri bıçak veya makas yardımıyla dikkatlice keserek doğaya saygılı bir hasat gerçekleştiriyor. Toplanan kekikler daha sonra evlerde kurutulup kışın tüketilmek üzere saklanıyor ya da doğrudan satışa sunuluyor.
Göktepe Yaylası'na her yıl düzenli olarak kekik toplamaya gelen Ayşe Çelik, bu aktivitenin kendileri için uzun yıllardır süregelen köklü bir gelenek olduğunu belirtti. Çelik, “Her yıl kekik zamanı geldiğinde Göktepe Yaylası'na çıkarak kekiklerimizi topluyoruz. Hem kendi ihtiyacımızı karşılıyoruz hem de fazla topladığımız kekikleri satarak aile bütçemize katkı sağlıyoruz. Burada doğal ortamda yetişen kekiklerin kokusu ve aroması çok farklı. Kekik toplamak bizim için hem gelenek hem de önemli bir gelir kaynağı” ifadelerini kullandı.
Akdeniz Üniversitesi'nden emekli Prof. Dr. Oktay Yeğen, yaklaşık 30 yıldır kekik ve kekik yağı üzerine bilimsel araştırmalar yürüttüğünü kaydetti. Yeğen, Antalya'nın Akseki ve çevresinde yetişen, bilimsel literatürde Thymus spicata olarak bilinen karabaş kekiğinin çok özel ve değerli özelliklere sahip olduğunu vurguladı. Bu türün kekik yağı elde edilen bitkiler arasında en kıymetlilerinden biri olduğunu ifade eden Yeğen, Toros Dağları'nda yöresel olarak yetişen kekikler üzerinde 20'den fazla bitki türünü incelediklerini belirtti.
Prof. Dr. Oktay Yeğen, Akseki'de yetişen kekiklerden elde edilen yağlarda karvakrol oranının yüzde 70'in üzerine çıkabildiğini ve bu durumun bitkinin biyosidal özelliğinin yüksek olduğunu gösterdiğini aktardı. Kekik yağının içinde 20'den fazla bileşen bulunduğunu ve aynı kokuyu veren çok sayıda kekik türü olmasına rağmen içeriklerinin ve kalitelerinin farklılık gösterdiğini dile getirdi. Yeğen, Akseki ve çevresinin kaliteli kekik üretimi açısından Türkiye'nin en stratejik bölgelerinden biri olduğunu, özellikle 600 ila 900 metre rakım arasındaki bölgelerde yetişen kekiklerin kalitesinin yüksek olduğunu gözlemlediklerini paylaştı.
Kekik yağının içerdiği zengin bileşenler nedeniyle uluslararası bilimsel araştırmalara konu olduğunu belirten Yeğen, karvakrol oranının ürünün kalitesi ve niteliği açısından belirleyici olduğunu vurguladı. Türkiye'nin dünya genelinde kekik üretimi ve ihracatında önemli bir konumda olduğunu ifade eden Yeğen, dünya genelinde yaklaşık 100 bitki türünün kekik adıyla anıldığını, Türkiye'de ise bunlardan yaklaşık 33 farklı çeşitten kekik yağı elde edildiğini söyledi. Türk kekiğinin başta Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye ihraç edildiğini ekledi. Toros Dağları'nın vahşi doğasında kendiliğinden yetişen kekik bitkisi, Akseki'de hem yerel halkın geleneksel geçim kaynağı olmaya hem de ülkenin tarımsal ve aromatik bitki gücünü artırmaya devam ediyor.