Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), kaynak tedarik tarifesinde yaptığı değişiklikle mesken aboneleri ve apartman ortak alanları için yıllık elektrik tüketim sınırını aşağı çekti. Alınan karar doğrultusunda, 2027 yılından itibaren yıllık elektrik tüketimi 3 bin kilovatsaati aşan aboneler sübvansiyonlu tarifeden çıkarılarak piyasa koşullarına göre belirlenen ve maliyeti yüksek olan serbest piyasa tarifesine geçmek zorunda kalacak. Bu düzenleme, özellikle Antalya gibi şehirlerdeki çok katlı yapılar ve sitelerde yaşayan milyonlarca insanı yakından ilgilendiriyor; çünkü asansörden hidrofora kadar birçok ortak sistem bu sınırlamaya dahil ediliyor.

Söz konusu düzenleme, apartmanların ve kooperatiflerin ortak elektrik sayaçlarını doğrudan etkileyecek. Daha önceki yıllarda daha esnek tutulan bu limitler sayesinde apartman yönetimleri elektrik faturalarını daha makul seviyelerde tutabiliyordu. Ancak yeni sınırın 3 bin kilovatsaate düşürülmesi, orta ve büyük ölçekli birçok apartmanın yıl içinde bu eşiği kolayca aşmasına neden olacak ve binaları serbest piyasa tarifesiyle karşı karşıya bırakacak.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, konuya ilişkin yaptığı hesaplamalarla dikkat çekici rakamlar ortaya koydu. Yavuzyılmaz, 2026 yılında ortak alanlarında 3 bin ile 4 bin kilovatsaat arası elektrik tüketen yapıların bu yeni tarifeden doğrudan etkileneceğini belirtti. Yapılan detaylı incelemelere göre, mevcut durumda yıllık 9 bin 864 lira ödeyen bir apartmanın ortak elektrik faturası, yeni düzenlemeyle birlikte 20 bin 112 liraya kadar yükselebilecek. Bu hesaplama, sadece ortak alan elektrik tüketimindeki artışın yüzde 104 seviyesine ulaşabileceğini gösteriyor. Yıllık faturası 14 bin 712 lira olan farklı bir apartman örneğinde ise ödenecek tutarın 26 bin 808 lirayı bulacağı ve buradaki artış oranının yüzde 82 civarında gerçekleşeceği öngörülüyor. Uzmanlar, bu tarz maliyet artışlarının binaların genel bütçesinde önemli bir sorun oluşturabileceğini vurguluyor.

Ortak alan elektrik faturalarında yaşanacak bu sert yükselişin doğrudan apartman aidatlarına yansıtılması kaçınılmaz bir gerçek olarak ön plana çıkıyor. Deniz Yavuzyılmaz açıklamasında, bu durumun gizli bir elektrik zammı niteliği taşıdığını ve kat maliklerinin cebinden çıkacak parayı doğrudan artıracağını ifade etti. Yapılan hesaplamalara göre ortaya çıkan yıllık 10 bin 248 liralık ek fark, 10 daireli mütevazı bir apartmanda daire başına yılda yaklaşık 1025 lira, yani ayda yaklaşık 85 lira ek maliyet anlamına geliyor.

Daha büyük yapılarda ise durum daire sayısının fazlalığına bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Örneğin, 20 daireli bir apartmanda bu ek yük daire başına aylık 43 lira civarında hissedilirken; asansörü, havuzu, çevre aydınlatmaları ve hidroforu bulunan büyük sitelerde bu rakamlar çok daha yüksek seviyelere tırmanabiliyor. Özellikle dar gelirli vatandaşların bütçesini zorlayacak olan bu aidat artışları, kat malikleri arasında yeni tartışmaları başlatabilir.

Apartman yönetimleri ve kat malikleri, bu maliyet artışından en az zararla çıkabilmek için şimdiden çeşitli tasarruf tedbirleri almaya başladı. Uzmanlar, binaların yıllık elektrik tüketimini belirlenen 3 bin kilovatsaat sınırının altında tutabilmesi için enerji verimliliğine odaklanılması gerektiğini belirtiyor. Bu kapsamda merdiven otomatlarının yanma sürelerinin en aza indirilmesi, koridorlardaki ve ortak alanlardaki eski tip ampullerin yüksek tasarruflu LED aydınlatmalarla değiştirilmesi büyük önem taşıyor.

Ayrıca, binada bulunan asansör motorlarının, hidroforların ve su pompalarının periyodik bakımlarının aksatılmadan yapılması, motorların daha az akım çekmesini sağlayarak faturayı olumlu yönde etkiliyor. Hareket sensörlü aydınlatma sistemlerinin yaygınlaştırılması da gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmek adına etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor. Yıllık tüketimini sınırın altında tutmayı başaran apartmanlar, devlet destekli tarifeden yararlanmaya devam edebilecekleri için bu önlemlerin hayati birer adım olduğu ifade ediliyor.