Deniz canlılarının üreme dönemini korumak amacıyla 15 Nisan'da başlayan av kısıtlamalarının sona ermesiyle, balıkçılar 1 Eylül gecesi ağlarını dualarla sulara bıraktı. Yaz boyunca süren zorunlu molanın ardından limanlara dolu ambarlarla dönen tekneler, sektörde büyük bir sevinç yarattı. Özellikle Ege sularında sardalya ve hamsi bolluğu yaşanırken, Karadeniz'de palamut avcılığı balıkçıların yüzünü güldürüyor. Av sezonunun henüz başında olmasına rağmen yakalanan deniz ürünlerinin hacmi, son yılların en bereketli dönemlerinden birinin yaşandığını net bir şekilde ortaya koydu.

Sezonun ilk günlerinden itibaren denizden çekilen ağlar, sadece balıkçıları değil, doğrudan tüketicileri de olumlu etkiledi. Limanlarda sabaha karşı başlayan yoğun çalışma ve mezatlardaki hareketlilik, kısa sürede kent merkezlerindeki mahalle tezgahlarına kadar yansıdı. Sektör paydaşları bu yoğunluğun tüm sezona yayılmasını umut ederken, denizden çıkan her ürünün tazeliği ve bolluğu iç piyasadaki canlılığı artırmaya devam ediyor.

İzmir Balıkçı İşadamları Derneği Başkanı Mehmet Şahin Çakan, yeni av döneminin gidişatına dair önemli açıklamalarda bulundu. Çakan, sezonun açılışının üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen yakalanan miktarın geçen yılın toplam rekoltesiyle kıyaslandığında inanılmaz bir başarıya ulaşıldığını vurguladı. Geçtiğimiz yıl İzmir Balık Hali sınırları içerisinde toplamda 55 bin ton civarında ürün işlem görürken, bu yılın ilk 10 günlük diliminde şimdiden 20 bin ton sınırı geride bırakıldı. Bu durum, yıllık bazdaki toplam işlem hacminin %33,3 gibi büyük bir kısmına şimdiden ulaşıldığını gösteriyor.

Halciler ve toptancılar, karaya çıkarılan ürün miktarındaki bu yüksek artışın fiyat dengelerini tamamen tüketici lehine değiştirdiğini dile getirdi. Hal çıkışında kilogram fiyatı ortalama 100 TL seviyelerinde seyreden hamsi ve sardalya gibi temel tüketim ürünleri, perakende noktalarında 150 TL civarında alıcı buluyor. Çakan, doğallığı bozulmamış ve dışarıdan müdahale edilmemiş nadir gıdalardan biri olan deniz ürünlerinin bu dönemde bolca tüketilmesinin toplum sağlığı açısından büyük bir fırsat olduğunu belirtti.

Sektörde uzun yıllardır esnaflık yapan Kadir Ercan, tezgahlarındaki ürün kalitesinin ve bolluğunun son derece memnuniyet verici boyutlara ulaştığını aktardı. Özellikle Karadeniz palamudunun bu yıl oldukça yağlı ve besleyici olduğunu belirten esnaf, ürünlerin tazeliğinin solungaçlarındaki canlı kırmızı renkten anlaşılabileceğini ifade etti. Halde tanesi daha önce 100 TL bandından satılan taze palamudun birim fiyatı, artan arz ile birlikte 60 TL ile 70 TL seviyelerine kadar geriledi. Mahalle tezgahlarında ise boyutuna göre 100 TL ile 150 TL arasında değişen fiyatlarla müşteriye sunulan palamutların her biri yaklaşık 400 ile 600 gram ağırlığa sahip.

Sokak aralarındaki balıkçılar, yaşanan bu fiyat düşüşünün ardından her bütçeden vatandaşın rahatlıkla balık alabilir hale geldiğine dikkat çekti. Bir diğer deneyimli balıkçı Erdinç Kayan ise mevcut ekonomik koşullar göz önüne alındığında halkın en uygun fiyatlarla erişebildiği kaliteli protein kaynağının balık olduğunu vurguladı. Izgara, tava veya fırınlama gibi farklı pişirme yöntemlerine son derece uygun olan taze ürünler, akşam sofralarının vazgeçilmez tercihi haline gelmiş durumda.

Beslenme uzmanları ve sektör yetkilileri, doğal ortamında yetişen deniz canlılarının insan vücudu için sunduğu faydalara sıkça vurgu yapıyor. Tarımsal veya hayvansal üretim süreçlerinde yaşanan yapay müdahalelerin aksine, denizlerden elde edilen canlılar tamamen doğal besin zinciri içerisinde büyüyor. Bu durum sardalya, hamsi ve kolyoz gibi türleri en güvenilir organik gıda seçeneklerinden biri haline getiriyor. İçerdiği yüksek omega 3 yağ asitleri ve mineral zenginliği, mevsiminde tüketilen ürünlerin değerini katbekat artırıyor.

Ege ve Karadeniz bölgesindeki avlanma kotası ve hava şartları olumlu seyrettiği sürece tezgahlardaki bu ucuzluğun önümüzdeki aylarda da devam etmesi bekleniyor. Hem esnafın sürümden kazandığı hem de tüketicinin uygun fiyatla besleyici gıdaya ulaştığı bu süreç, iç pazarda büyük bir memnuniyet dalgası yaratmış durumda. Balıkçılar, denizlerin sunduğu bu bereketi kaçırmamaları ve haftada en az 2 gün tezgahları ziyaret etmeleri konusunda tüm vatandaşlara çağrıda bulunuyor.