Antalya'nın Belek sahili, Akdeniz Havzası'nın en büyük caretta caretta yuvalama kumsalı olma özelliğini taşıyor. Mayıs ayında başlayan yuvalama sezonunun ardından, bölgede binlerce caretta caretta yavrusu yuvalardan çıkarak Akdeniz'in sularıyla buluşuyor. Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat, yavru çıkışlarının yaklaşık 10 gün önce başladığını ve şu ana kadar yaklaşık 100 yuvadan 4-5 bin yavrunun denize ulaştığını belirtti.
Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından nesli tehlike altında listelenen caretta carettalar için Türkiye'nin Akdeniz kıyıları, havzadaki en önemli yuvalama alanlarını oluşturuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı kurumların sorumluluğunda Türkiye genelinde toplam 21 yuvalama kumsalı bulunuyor. 29,5 kilometrelik uzunluğuyla Türkiye'nin ve Akdeniz Havzası'nın en büyük yuvalama kumsalı olan Belek'te, her gün onlarca yavru deniz kaplumbağası yuvadan çıkarak denize doğru ilerliyor.
Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek'te, caretta carettaları koruma projesi 1994 yılından bu yana 32 yıldır devam ediyor. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve Belek Turizm Yatırımcıları Birliği (BETUYAB) desteğiyle EKAD tarafından yürütülen bu proje kapsamında bugüne kadar 1,5 milyondan fazla yavru denize ulaştırıldı. Deniz kaplumbağalarının yumurtaları, hava sıcaklığına bağlı olarak 45 ila 60 günlük bir kuluçka sürecinin ardından açılıyor.
Dr. Ali Fuat Canbolat, Belek bölgesinde şu an için 2 bin 200 yuvayı geçtiklerini ve muhtemelen 2 bin 500'ü de aşacaklarını ifade etti. Canbolat, şu anda hem yuvalama hem de yavru çıkışının aynı anda yaşandığı bir dönemin içinden geçildiğini vurguladı. Ergin kaplumbağaların yuvalama süreci temmuz ayı sonlarına kadar devam ederken, yavru çıkışları temmuz sonunda artış gösteriyor ve eylül ayı sonuna kadar devam ediyor. Yeni yuva yapımı ise temmuz sonunda azalarak ağustos başında sona eriyor.
EKAD Başkanı Dr. Canbolat, kumsaldaki bazı risklere dikkat çekti. Özellikle Belek'ten itibaren Boğazkent ve Denizkent sahillerinde yoğun yuvalama olduğunu belirterek, geceleri kumsala araç girişinin önemli bir sorun teşkil ettiğini söyledi. Ağır araçların kumu sertleştirmesi nedeniyle yavruların yuvadan çıkışlarının engellendiğini ifade eden Canbolat, bu durumun bölgedeki en büyük sorunlardan biri olduğunu dile getirdi. Ayrıca kumsalda her tarafta çöplerin bulunması ve kırık içki şişelerinin hem carettalar hem de insanlar için tehlike oluşturduğunu ekledi.
Dr. Canbolat, Köprüçay'ın denize döküldüğü alanın batısı ve doğusundaki birer kilometrelik alanlarda biner civarında yuva oluştuğunu, bunun büyük bir yoğunluk anlamına geldiğini belirtti. Bu nedenle bu alanın çok hassas olduğunu ve kesinlikle araç girişine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Canbolat ayrıca, en çok yuvanın oluştuğu bu kumsalda caretta carettalar için büyük bir tehdit oluşturan ışıkları önleyen sazlıkların önemine de değindi.