Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde yürütülen 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında tutuklanarak başkanlık görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de aralarında bulunduğu 2'si tutuklu, 41 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu'nda yapıldı. Duruşmada tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek savunmalarını sunarak tahliye talebinde bulundu.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde, 5 Temmuz 2025'te tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, tutuksuz sanıklar eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, iş insanları Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya dahil 41 sanık hakkında 702 sayfalık bir iddianame hazırlandı. İddianamede sanıklara 'İcbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira' suçlamaları yöneltildi. Bu aşamada 26 eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldığı belirtildi.
İddianamede Muhittin Böcek için 'İcbar suretiyle irtikap', 'Haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması' suçlarından ceza istenirken, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması ve haksız mal edinme' suçlarından cezalandırılması talep edildi. Mustafa Gökhan Böcek için ise 'Yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması', 'Nüfuz ticareti ve yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme' ile 'Suçu meslek edinen kişi' suçlarından ceza istendi. Zuhal Böcek ve Zeynep Kerimoğlu hakkında da 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması' suçundan ceza talebinde bulunuldu.
Soruşturma kapsamında şüphelilerden el konulan yaklaşık 170 milyon 83 bin TL nakit ve mevduatın yanı sıra, el koyma kararı verilen 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, 1 lüks marka saat ve 1 cep telefonunun müsaderesi talep edildi. El konulan taşınır ve taşınmazların toplam değerinin 258 milyon 600 bin TL olduğu ifade edildi. 702 sayfalık iddianame Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu'nda devam eden duruşmada, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek hazır bulundu. Duruşmanın ilk bölümünde tanıklar dinlendi. Yaklaşık bir yıldır tutuklu olduğunu belirten Mustafa Gökhan Böcek, hakkındaki iddiaların suç unsuru taşımadığını savundu. Böcek, “3 duruşmadır hakkımda istinat edilenler suç unsuru değildir. Soruşturma başladığında yurt dışındaydım ve kendi irademle gelerek teslim oldum. Bugün geldiğimiz noktada 1 yıldır tutukluyum. Hakkımda gerçeği yansıtmayan ifadeler veriyorlar. Bazı kişilerin 2 hafta içerisinde defalarca ifade verdiğini gördüm. Babamın nüfuzunu kullanmadım. Babamdan 5 dakika da olsa randevu talep edenlerin bugün hakkımda ifade verdiğini görüyorum. Artık tüm deliller toplanmış. Geldiğimiz noktada hakkımdaki iddialar iş, ticaret ve alışverişten ibarettir. Tutuklandığım gün oğlum 7 aylıktı, annesi de tutuklanmıştı. Baba olarak bunun manevi yükünü taşıyorum. Tutukluluğumun devamını gerektiren hiçbir unsur kalmadığını düşünüyorum. Tahliyemi talep ediyorum” şeklinde konuştu.
Mahkemede söz alan Muhittin Böcek ise sağlık sorunlarını gerekçe göstererek tahliyesini istedi. Böcek, “367 gündür tutukluyum. Mahkeme heyetine yargılama için teşekkür ediyorum. Ancak 'delilleri karartma' gibi sözler, bizi üzüyor. Ben bu topraklarda büyüdüm ve öleceğim. Hayatımız boyunca adalete güvenerek yaşadık. Buradaki insanlara borcumuz var. Ben Türkiye'de en ağır Covid-19'u geçirmiş birisiyim. 108 gün yoğun bakımda kaldım. Mahkeme için sağlık raporu almam istendiğinde daha heyet beni çağırmadan, raporun reddedildiği yönünde iddialar ortaya atıldı. 5 Temmuz 2025'te cezaevine geldiğimde 12 ilaç kullanıyordum. Şu anda 1 günde 25 ilaç kullanıyorum. İlaçları yükselten de raporu veren de aynı doktorlar. Vicdanları rahat mı merak ediyorum. Bu durum beni üzdü ve cezaevinde gizli gizli ağladım. Akciğerlerimde mantar oluşmuş, avukatlarım raporu sunacak” ifadelerini kullandı.
“Hesabını veremeyeceğim hiçbir işin içinde olmadım” diyen Böcek, savunmasını şöyle tamamladı: “25 yıllık başarı hikayem, büyükşehir belediyesine taşındı. Hiçbir şekilde kamu zararına uğratmadım. Ben de sizler gibi devlet terbiyesi almış biriyim. Hesabını veremeyeceğim hiçbir işin içinde olmadım. Ben 12 dönüm yerimi devlete bağışladım, okul yapıldı. 1 yıldır ek ifadelerle cezaevinde kalmak istemeyenleri, dost bildiklerimin yanlış yaptığını üzülerek gördüm. Parayla, pulla hiçbir zaman işim olmadı. 3 defa anjiyo oldum. Prostat ve şeker hastalıklarım da var. Kas kaybım mevcut ve 12 kilo verdim. Doktorlarımın hepsi özel hastanelerde. Ben sadece Şehir Hastanesi'nde tedavi olabiliyorum ve yaşamak istiyorum. Hiçbir suçum yok. Heyetinizin adaletine ve merhametine ihtiyacım var. Tahliyemi istiyorum.”