Antalya'da 2011 yılında yaşadığı bunalım sonrası intihar girişiminde bulunarak gündeme gelen ve sonrasında devlet memurluğuna yerleşen Serkan Özçelik'ten, aradan geçen 15 yılın ardından acı haber geldi. Özçelik, görev yaptığı Hacı Hafize Saygan 2 İlkokulu'nda ölü bulundu.

O dönem 19 yaşında olan Serkan Özçelik, 2011 yılında Kızılarık Mahallesi'ndeki inşaat halindeki 8 katlı bir binanın terasına çıkarak “İlgisizlikten bıktım. Kaybedecek bir şeyim yok” sözleriyle intihar girişiminde bulunmuştu. Olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin açtığı şişme hava yastığının üzerine düşerek hayata tutunan Özçelik, bu olaydan yara almadan kurtulmuş ve hastanedeki kontrollerinin ardından taburcu edilmişti. Dönemin haberlerine göre Özçelik'in, 18 yaşını doldurduğu için Zübeyde Hanım Çocuk Yetiştirme Yurdu'ndan ayrılmak zorunda kalması, bu girişimin arkasındaki önemli faktörlerden biri olarak ortaya çıkmış, olayın ardından genç adamın geleceği ve barınma koşulları ülke gündemine gelmişti.

Yaşanan bu dramatik olayın ardından Antalya Yetiştirme Yurdundan Ayrılanlar Derneği (YURT-AYDER) girişimlerde bulunarak S.Ö.'nün, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde hizmetli kadrosunda devlet memuru olarak işe yerleştirilmesini sağlamıştı. Serkan Özçelik, 2011 yılından bu yana çeşitli eğitim kurumlarında hizmetli olarak görev yapmaktaydı.

Son bilgilere göre, Serkan Özçelik görev yaptığı Hacı Hafize Saygan 2 İlkokulu'nda hareketsiz halde bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde Özçelik'in yaşamını yitirdiğini belirledi. Olayla ilgili inceleme başlatılırken, S.Ö.'nün ölümünden önce sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar dikkat çekti.

Serkan Özçelik'in son paylaşımlarında “Ben hazırım” ve “Ben içimdeki beni öldürdüm" ifadelerini kullandığı görüldü. Paylaşımlarında kendisini kıran insanlardan, yaşadığı hayal kırıklıklarından ve beklediği ancak gelmeyen bir özürden söz eden Özçelik, çevresindeki insanlara birbirlerini üzmemeleri yönünde mesajlar verdi. Ayrıca, kendisine değer veren insanları kırmamaya çalıştığını ve elinden geldiğince başkalarına yardım ettiğini belirtti. Paylaşımlarında yer alan tüm ifadeler ise şu şekildeydi: “Ben içimdeki beni öldürdüm. Elbet bir gün öleceğiz ha bugün ha yarın. Mezarıma beni gerçekten sevenler gelsin çünkü beni gerçekten değer verdiğim insanlar bu mezara koydu. Kimseye küs değilim kırgınlıklarımı da alıp gidiyorum kimseye etmiyorum beddua. Kimseye ahımda yok sadece bir özür bekledim. Ben öldükten sonra bi önemi de kalmıyor peki özür dilemek bu kadarmı zordu. Artık ben ben değilim sizden isteğim siz siz olun değer verdiğiniz insanları kırmayın üzmeyin. Hele ki size iyiliği dokunan insanı hiç kırmayın çünkü o insan yeri geldiğinde derdini size anlatıyor sizden son isteğim bu. Elimden geldiği kadar kimseyi kırmamaya kimseyi üzmemeye çalıştım, herkese yardım etmeye çalıştım. Herkesin işine koştum kimseye eyvallahım yok kimseye zararımda yok. Kendime verdiğim zarar beni öldürdü. Behçet kardeş mezar taşına şunu yazdır. Beni çok kırdı sevdiklerim. Kırgınlıklarımıda alıp gittim bu dünyadan.”