Antalya'da ve Türkiye genelinde aileler, çocuklarının gelecekteki ekonomik şartlar altında güvence altına alınması hedefiyle finansal yatırımlara odaklanmaya devam ediyor. Emeklilik Gözetim Merkezi tarafından paylaşılan verilere göre, ebeveynlerin çocukları adına Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) olan ilgisi önemli bir ivme kazandı.
Ağustos 2026 itibarıyla, BES bünyesindeki 18 yaş altı katılımcı sayısı 1 milyon 744 bin 360'a ulaştı. Sisteme gösterilen bu yoğun ilgi, toplam fon büyüklüğünün de rekor seviyelere çıkmasına neden oldu. Devlet katkıları dahil toplam tutar 114,6 milyar lirayı aşarken, sadece 2026 yılının ilk sekiz ayında sisteme 103 bin 378 yeni çocuk dahil edildi. Uzmanlar, ekonomik dalgalanmalara rağmen uzun vadeli tasarruf alışkanlığının korunmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor.
Ulaşılan 114,6 milyar liralık fon büyüklüğünün yaklaşık 93 milyar lirası, doğrudan katılımcı ailelerin ödediği katkı payları ve bu tutarların değerlendirilmesi sonucu elde edilen getirilerden oluşuyor. Kalan 21,6 milyar liralık kısım ise devlet katkısı havuzunda biriken tutarları temsil ediyor. Yılbaşından bu yana çocuk Bireysel Emeklilik fonlarındaki artış 29,6 milyar lirayı bularak sistemin dinamik işleyişini ortaya koyuyor.
Sistemin en büyük cazibe merkezlerinden biri, devlet tarafından sağlanan yüzde 20 oranındaki ek destek. Ebeveynler, çocukları adına yatırdıkları tutarların karşılığında bu avantajdan yararlanarak birikimlerini artırabiliyorlar. Ancak bu haktan tam anlamıyla faydalanabilmek için belirli süre şartlarına uyulması ve sözleşmenin erken feshedilmemesi önem taşıyor.
Çocukların henüz bebeklik veya küçük yaş dönemlerinde bu sisteme dahil edilmesi, gelecekte güçlü bir finansal sermayeye sahip olmalarını sağlıyor. Uzun zamana yayılan düzenli ödemeler, bileşik getiri mekanizması sayesinde yıllar içinde birikimin katlanarak büyümesine zemin hazırlıyor. Aileler bu sayede çocuklarının üniversite masraflarını karşılayabiliyor veya ilk konut alımlarında bu birikimi değerlendirebiliyor.
Bununla birlikte, çocuk yaşta kurulan bu finansal altyapı, bireylerin ilerleyen yaşlarda para yönetimi bilincine sahip olmasına da doğrudan katkı sağlıyor. Genç yaşta tasarruf etmenin önemini kavrayan bireyler, yetişkinlik dönemlerinde daha bilinçli harcama ve yatırım kararları alabiliyorlar. Ebeveynler bu süreçte hem bugünü güvenceye alıyor hem de çocuklarına gelecekte iyi bir başlangıç armağan ediyor.
Sisteme adım atarken aile bütçesini sarsmayacak, sürdürülebilir bir katkı payı tutarının belirlenmesi kritik bir detay olarak öne çıkıyor. Ödemelere ara verilmesi veya sözleşmenin askıya alınması, sistemin en büyük gücü olan düzenli birikim döngüsünü sekteye uğratıyor. Bu nedenle bütçeye uygun ve aksatılmayacak rakamlarla yola çıkılması en sağlıklı yöntem kabul ediliyor.
Diğer yandan, fon dağılımının doğru yönetilmesi, getirilerin maksimum seviyeye çıkmasında belirleyici rol oynuyor. Hisse senetleri, altın ve borçlanma araçları gibi farklı yatırım araçlarının piyasa koşullarına göre yılda birkaç kez gözden geçirilmesi gerekiyor. Ayrıca, sözleşme imzalanmadan önce kesinti oranlarının iyi incelenmesi ve enflasyona karşı katkı paylarının düzenli aralıklarla artırılması, birikimin değerini korumasına yardımcı oluyor.