Antalya'nın Konyaaltı açıklarında, geçen yıl 18 Ağustos'ta meydana gelen tüplü dalış faciası, ardından gelişen olaylar ve iddialarla tekrar kamuoyunun dikkatini çekti. Sıçan Adası çevresinde düzenlenen tekne turu kapsamında tüplü dalış etkinliğine katılan F.B.'nin, yüzme bilmemesine ve dalış tecrübesinin olmamasına rağmen etkinliğe dahil edildiği öne sürüldü. Yaklaşık 1,5-2 metre derinlikteki dalış sırasında gözetimsiz kaldığı iddia edilen F.B., su altında hareketsiz halde bulunmuş ve tekneye çıkarıldığında yaşamını yitirdiği belirlenmişti. Otopsi raporunda ölüm nedeni suda boğulma olarak kaydedildi.

Olayın ardından dalış eğitmeni M.C. ve teknenin işletme sahibi S.Y. tutuklanmış, S.Y. bilirkişi raporu sonrasında tahliye edilmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, M.C. ve S.Y. hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan 6 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede ayrıca, F.B.'nin su yüzeyine çıkmadığının aile bireyleri tarafından bildirilmesine rağmen yaklaşık 15-20 dakika boyunca etkin bir arama-kurtarma çalışması başlatılmadığı da belirtildi.

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Disiplin Kurulu da olayın ardından harekete geçti. Yürütülen süreç sonucunda, 16 Şubat 2026 tarihinde S.Y.'nin dalış merkezi, dalış merkezi yetkilisi ve M.C.'nin yetki belgeleri iptal edildi ve toplam 720 bin lira para cezası uygulandı.

F.B.'nin kızı E.P., CİMER'e yaptığı başvuruda, yetki belgeleri iptal edilen S.Y.'nin sosyal medya üzerinden tanınan kişilerle çalışarak dalış faaliyetlerini sürdürdüğünü iddia etti. E.P., başvurusuna eklediği görüntülerle, S.Y.'nin yetkisi bulunmamasına rağmen dalgıçlara brifing verdiğini ve dalış organizasyonlarında aktif olarak görev aldığını gösterdiğini belirtti. Ayrıca, bu faaliyetlerin kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştiğinin ve ilgili işletmenin bu çalışmalara nasıl izin verdiğinin araştırılmasını talep etti.

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir haberde ise söz konusu işletmeyle bağlantılı olduğu öne sürülen bir dalış organizasyonu sırasında yaşanan başka bir olay gündeme geldi. Dalış yapan bir kişinin su altında oksijen tüpünün bittiği ve bunun üzerine panik yaşadığı anlara ait görüntüler paylaşıldı. Görüntülerde, tüpünün bittiğini fark eden kişinin bir süre çırpındığı, ardından yanında bulunan rehberin yardımıyla bir kayaya tutunduğu görüldü. Bu olayın ardından, işletmenin faaliyetlerini nasıl sürdürdüğü ve yetki belgeleri iptal edilen kişilerin organizasyonlarda hangi sıfatla yer aldığı tartışma konusu oldu.

Geçtiğimiz yıl ölümle sonuçlanan olayın ardından, bu yıl da boğulma tehlikesiyle gündeme gelen işletmenin kapatıldığı öne sürüldü. Ancak, bahse konu işletmenin kapatılması hakkında resmi bir açıklama yapılmadı.