Bankaların uyguladığı yüksek kredi faiz oranları, gayrimenkul ve taşıt edinmek isteyen vatandaşları alternatif finansman yolları aramaya itiyor. Bu durum, faizsiz ve peşinatsız tasarruf modellerine olan ilgiyi Antalya genelinde ve ülke çapında önemli ölçüde artırdı.

İslam İktisadı Araştırma Merkezi tarafından açıklanan Katılım Finans Ekosistem Raporu 2025 verilerine göre, konut ve taşıt alımlarına faizsiz sermaye sağlayan kurumlar son dönemde benzeri görülmemiş bir genişleme sürecine girdi. Sektörün toplam işlem hacmi bir yıl içinde yaklaşık üç buçuk katına çıkarak 1,2 trilyon TL seviyesini geride bıraktı.

Ekonomik koşulların yanı sıra tüketici eğilimlerindeki değişimler de bu büyük büyümenin temel dinamiklerini oluşturuyor. Piyasadaki finansman maliyetlerinin yükselmesi, halkın geleneksel bankacılık yöntemleriyle mülk edinmesini zorlaştırırken; peşinat gerektirmeyen ve faiz maliyeti içermeyen dayanışma odaklı yapıların pazar payını hızla büyütmesine zemin hazırlıyor.

Raporun istatistikleri, tasarruf finansman sektöründeki nicel büyümeyi net bir şekilde ortaya koyuyor. Sektörün toplam işlem hacmi 2025'te yüzde 261,8 oranında artış göstererek 1 trilyon 211 milyar TL'ye ulaştı. Aktif büyüklük de yüzde 251,1 oranında artışla 323 milyar TL sınırına dayandı. Sektör temsilcilerinin elde ettiği net kâr ise bir önceki döneme kıyasla 17,5 milyar TL'den 59 milyar TL'ye yükseldi.

Müşteri tabanındaki genişleme de finansal tablolardaki bu ivmeyi destekleyen önemli bir unsur. Sistemdeki kayıtlı kullanıcı sayısı yüzde 117 artışla 1,15 milyon kişiyi aştı. Tüketici talebindeki bu yükselişle birlikte pazarda faaliyet gösteren yetkili şirket sayısı 9'a çıkarken, ülke genelindeki hizmet ağı 654 fiziki şubeye ulaştı.

Tasarruf finansman sistemi, bireylerin ortak bir havuzda toplanarak belirli bir takvim çerçevesinde fon oluşturmasına dayanıyor. Katılımcılar, seçtikleri finansman tutarına uygun olarak lisanslı şirketlerle sözleşme imzalayıp belirlenen vadelerde aylık taksit ödemelerini gerçekleştiriyor. Birikim şartları tamamlandığında veya kura süreçlerinde sıra geldiğinde, ilgili gayrimenkul veya aracın alımı için gerekli finansman şirkete aktarılıyor ve kalan bakiye belirlenen plan dahilinde taksitlendiriliyor. Süreçte faiz uygulaması yerine, organizasyon ücreti olarak tek seferlik veya vadeli bir hizmet bedeli tahsil ediliyor.

Sektörün yasal altyapısının güçlendirilmesi amacıyla yapılan mevzuat düzenlemeleri sayesinde tüm süreçler resmi kontrol altına alındı. Faaliyet gösteren firmalar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) gözetiminde hizmet veriyor. Tasarruf sahiplerinin mağduriyet yaşamaması için yalnızca BDDK tarafından yetkilendirilmiş ve faaliyet izni almış kurumlarla işlem yapması büyük önem taşıyor.

Hazırlanan raporda tasarruf finansman şirketlerinin yanı sıra katılım bankacılığı sektörüne ait veriler de yer alıyor. Katılım bankalarının toplam aktif büyüklüğü yüzde 62,7 artışla 4,3 trilyon TL'ye ulaşırken, bünyelerinde toplanan fon miktarı 2,8 trilyon TL oldu. Bu bankaların yıllık net kârı 85,6 milyar TL olarak gerçekleşirken, aynı dönemde takipteki alacak miktarı da yüzde 155 artışla 42,4 milyar TL'ye çıktı.

Bireysel müşterilerin finansal işlemlerde dijital kanalları tercih etme oranı belirgin biçimde arttı. Dijital bankacılık kullanımındaki bireysel pay yüzde 27'den yüzde 43'e yükseldi. Bireysel Emeklilik Sistemi içindeki toplam fon büyüklüğü 1,81 trilyon TL'ye ulaşırken, bu kaynağın 745,7 milyar TL'lik kısmını katılım esaslı fon tercihleri oluşturdu.

Uzmanlar, katılım finans ekosistemindeki yüksek oranlı büyümenin değerlendirilmesinde enflasyon faktörünün göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor. İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sait Öner, sektörün sadece bankacılıkla sınırlı kalmayıp çok yönlü bir yapı kazandığını ifade ederken, yüksek enflasyonist ortamlarda ortaya çıkan nominal artışların reel ekonomik karşılığının dikkatle analiz edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Gelecek dönemde niceliksel genişlemeden ziyade nitelikli ve sürdürülebilir büyümenin kritik olacağı vurgulanıyor.

Sisteme dahil olmayı düşünen tüketicilerin sözleşme aşamasında bazı temel kriterleri dikkatle incelemesi gerekiyor. Hizmet bedeli olarak alınan organizasyon ücretinin toplam maliyet üzerindeki yükü, varlık teslimatının yapılacağı kesin tarihler, cayma veya sözleşme feshi durumundaki iade koşulları son derece önemlidir. Ayrıca bütçeyi zorlamayacak bir ödeme planının seçilmesi ve firmanın resmi lisans durumunun doğrulanması, olası aksaklıkların önüne geçilmesi açısından büyük değer taşıyor.