Antalya'da kurulan bir futbol akademisi, Türk kadın futbolunun gelişimine katkıda bulunmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Henüz 1,5 ay önce faaliyete başlayan ve kulüpleşme sürecinde olan akademi, genç kadın sporcuların sahadaki yeteneklerini sergilemelerine olanak tanıyor. Teknik direktör ve antrenörler, kadın futbolunun hak ettiği değeri görmediğini ve daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
Akademinin Teknik Direktörü Engin Taşdemir, kız çocuklarının futbola olan yüksek ilgisine ve yeteneklerine vurgu yaparak, Türkiye genelinde kadın futboluna daha fazla değer verilmesi gerektiğini ifade etti. Taşdemir, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) kadın futbolunu desteklediğini ancak bunun yeterli düzeyde olmadığını, kız çocukları üzerinde pozitif etkilerin artırılması gerektiğini düşündüğünü belirtti. Akademinin yaklaşık üç ay içinde TFF'nin resmi liglerine katılabilecek duruma geleceğini de ekledi.
Üç yıldır kadın futbolunda antrenörlük yapan ve daha önce kendisi de futbol oynamış olan antrenör Merve Hamalı, bu branşın hem oyuncu hem de antrenör olarak zorlukları olduğunu aktardı. Hamalı, akademi olarak hedeflerinin hem büyük kulüplere oyuncu göndermek hem de kendi bünyelerinde büyük bir kulüp haline gelmek olduğunu söyledi. Futbola başladığı on yıldan uzun süre önce çok daha büyük önyargılarla karşılaştıklarını, birçok arkadaşının ailesiyle sorunlar yaşadığını ve antrenmanlara zorla geldiğini paylaştı. Hamalı, futbolun erkek egemen bir spor olarak algılanmasının kadınların bu alanda var olmasını zorlaştırdığını, ancak Antalya'nın kadın futbolunu geliştirmek için uygun bir şehir olduğunu dile getirdi.
Genç sporculardan Sude Koç, Zeynep Nur Demirbaş ve Öykü Erkuş da karşılaştıkları önyargıları paylaştı. "Yapamazsınız, siz kadınsınız, kadın gücü erkek gücü bir değil" gibi söylemlerle çok sık karşılaştıklarını ancak her seferinde "yapabiliriz" diyerek bu algıyı kırmayı başardıklarını belirttiler. Sude Koç, dışarıdan antrenmanları izleyenlerin genellikle şaşırdığını, kendisinin de oynayabildiği kadar oynadıktan sonra antrenörlük yapmak istediğini ifade etti. Zeynep Nur Demirbaş, arkadaşlarıyla futbol oynayarak başladığını ve yeteneklerini geliştirmek için bir kursa gidip ardından akademiye geldiğini, durumdan çok memnun olduğunu söyledi.
Futbolcu ailelerinden Fatma Topal ve Ozan Sarı da kızlarının futbol oynamasından duydukları gururu dile getirdi. Fatma Topal, futbolcu annesi olmaktan çok mutlu olduğunu ve kızını izlerken keyif aldıklarını belirtti. Ozan Sarı ise toplumun başlangıçta 'kız futbol mu oynuyor' diye şaşırdığını ancak bu duruma yavaş yavaş alışmaya başladığını ve kızların bu alanda oldukça etkili olduğunu gözlemlediğini aktardı.