Antalya'da üretim sektöründe 1994 yılında işe başlayan bir çalışanın, 2017 yılında sağlık kurumuna başvurduğunda sigorta primlerinin düzenli yatırılmadığını fark etmesiyle başlayan hukuki süreç, Yargıtay'ın emsal niteliğindeki kararıyla sonuçlandı.

M.D. isimli çalışan, bu durum üzerine iş akdini feshederek İş Mahkemesi'nde dava açtı. Çalışan taraf, bordroların asgari kazanç üzerinden gösterildiğini ve ödenmeyen işçilik alacakları ile kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesini talep etti. Davalı şirket ise çalışanın sezonsal çalıştığını ve 2017'de kendi isteğiyle istifa ettiğini iddia ederek davanın reddini istedi.

Yerel mahkeme, yapılan incelemeler sonucunda personelin 1995 ile 2017 yılları arasında kesintisiz 23 yıl 2 ay hizmet verdiğini tespit etti. Mahkeme, haklı fesih gerekçesini geçerli bularak kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarının ödenmesine hükmetti.

İşveren avukatının istinafa taşıdığı dosya, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden değerlendirildi. Bölge Adliye Mahkemesi, hizmet süresini ispatlama yükümlülüğünün davacıda olduğuna işaret ederek tanık ifadelerinin niteliğini tartışmaya açtı. Bilirkişi raporunda iki farklı hesaplama seçeneği sunulmuş olsa da, istinaf dairesi davacı tanıklarının akrabalık bağlarını gerekçe göstererek SGK verilerinin esas alınması gerektiğini savundu. Bu doğrultuda çalışma süresi 13 yıl 2 ay 25 gün olarak kabul edildi ve yerel mahkemenin kararı bozularak alacak miktarları düşürüldü. Çalışan taraf, bu kararı kabul etmeyerek dosyayı Yargıtay'a taşıdı.

Yüksek Mahkeme, temyiz incelemesinde çalışan lehine kritik bir değerlendirme yaptı. Yargıtay, tanığın davacı ile akraba olmasının tek başına ifadesini geçersiz kılmayacağına dikkat çekerek, tanığın işyerindeki çalışma döneminin geçerli delil niteliği taşıdığını belirtti. Kararda, personelin 01.05.1994 ile 31.01.2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi gerektiği vurgulandı.

Bu önemli Yargıtay kararı, sigorta girişleri eksik bildirildiği için Emeklilikte Yaşı Takılanlar (EYT) düzenlemesini sınırda kaçıran çok sayıda vatandaş için emsal niteliği taşıyor. Kesintisiz çalışma olgusunun tanık beyanlarıyla kanıtlanabileceğini ortaya koyan Yüksek Mahkeme, usul ve yasaya aykırı bulduğu Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle bozarak dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere geri gönderdi.