Türkiye genelindeki küçük esnaf ve sanatkarlar için uzun süredir beklenen emeklilik şartlarındaki düzenlemede önemli bir aşamaya gelindi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki teknik çalışmalar tamamlanarak maliyet analizleri ile aktüeryal hesaplamalar bitirildi. Yeni düzenlemeyle Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ile Bağ-Kur arasındaki prim günü farkının kapatılması ve esnafa 5 yıla varan bir erken emeklilik imkanı tanınması amaçlanıyor. Yasal düzenleme taslağının Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınması için hazırlıklar hızla devam ediyor.

Sosyal güvenlik sisteminde adaletin sağlanması adına atılan bu adım, özellikle 1999 yılı öncesi ve sonrasındaki sigortalılık durumlarını doğrudan etkileyecek. Ekonomi yönetiminin yürüttüğü Orta Vadeli Program (OVP) ilkeleri doğrultusunda bütçe dengeleri gözetilerek şekillendirilen reform paketinin önümüzdeki dönemde yasalaşması bekleniyor. Bu köklü değişiklik sayesinde yaklaşık 1 milyon esnafın uzun yıllardır dile getirdiği prim eşitsizliği sorunu çözüme kavuşacak.

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesiyle SSK bünyesinde çalışan vatandaşlar için yaş sınırı kaldırılmış ve 5000 ile 5975 prim günü arasında değişen sürelerle emeklilik imkanı doğmuştu. Ancak kendi nam ve hesabına çalışan Bağ-Kur mensubu esnaflar, emekli olabilmek için 9000 prim gününü tamamlamak zorunda kalıyordu. İki farklı sigorta kolu arasındaki bu fark, küçük esnafın çok daha uzun süre çalışmasını gerektiriyordu.

Hazırlanan yeni yasal düzenleme tasarısı, Bağ-Kur’luların yerine getirmesi gereken 9000 günlük prim şartını 7200 güne indirmeyi hedefliyor. Bu durum, esnaflara tam 1800 gün, yani 5 yıllık bir süre kazanımı sunarak emeklilik kapılarını daha erken açacak. Böylelikle sigorta kollarının kapsadığı emeklilik kriterleri birbiriyle uyumlu hale getirilerek sistemdeki eşitsizliğin giderilmesi amaçlanıyor.

Gündemdeki reformdan öncelikli olarak berber, bakkal, terzi, tamirci gibi küçük esnaf ile sanatkarlar faydalanacak. Şirket ortakları, büyük ticari işletme sahipleri ve yüksek hacimli iş yerleri bu prim indiriminin dışında bırakılarak mevcut 9000 günlük süreye tabi olmaya devam edecekler. Bu ayrım sayesinde sosyal güvenlik sisteminin desteği, gerçekten ihtiyacı olan küçük işletmelere ve bağımsız çalışanlara yönlendirilmiş olacak.

Kadın sigortalılar açısından bakıldığında, EYT kapsamına giren kadın Bağ-Kur mensuplarının prim şartı halihazırda 7200 gün olarak uygulandığı için ekstra bir süre indirimi söz konusu olmayacak. Ancak 8 Eylül 1999 tarihinden sonra sisteme giriş yapan ve 9000 gün şartına tabi tutulan kadın esnafların da bu düzenleme kapsamına alınması planlanıyor. Böylece reformun kapsama alanı daha da genişletilerek kapsayıcı bir yapı oluşturulacak.

Yeni yasa yürürlüğe girse dahi Bağ-Kur sisteminin temel ilkelerinden biri olan borçsuzluk kuralı geçerliliğini koruyacak. Emeklilik imkanından yararlanmak isteyen esnafın, başvuru tarihi itibarıyla geçmiş döneme ait herhangi bir prim borcunun bulunmaması gerekecek. Şartları tamamlayan ancak geçmişe dönük borcu bulunan kişilerin emeklilik dilekçeleri, borçların tamamen ödenmesinin ardından işleme alınacak.

Mali disiplin anlayışıyla hazırlanan bu çalışma, esnafın üzerindeki prim yükünü azaltırken emeklilik hakkına erişimlerini de kolaylaştırmayı vaat ediyor. Yasanın Meclis Genel Kurulundan geçerek Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte binlerce çalışan hak ettiği emeklilik yaşamına adım atacak. Sürecin tamamlanmasıyla sosyal güvenlik sisteminde sürdürülebilir bir denge yakalanması hedefleniyor.