Antalya Kuyumcular Odası Başkanı Halil Kayaer, son dönemde kamuoyunda ve medyada sıkça dile getirilen bankamatikler aracılığıyla gram altın satışı iddialarına ilişkin net açıklamalarda bulundu. Kayaer, medya üzerinden yayılan bu iddiaların şu an için gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
Kayaer, kuyum ticareti yapabilmek için zorunlu olan yetki belgesine dikkat çekerek, “Böyle bir uygulama aktif olarak şu an için yok. Ancak bankaların böyle bir uygulama yapmak istedikleri öngörüldüğü için medya aracılığıyla bu işi yaymaya çalıştılar. Biliyorsunuz bizim kuyum ticareti yetki belgemiz var. Perakende satış yapabilmeleri için mutlaka bu belgeye sahip olmaları lazım. Ki bu belgeyi alabilme yeterlilikleri de zaten bankaların hiçbirisinde şu an için bulunmuyor” ifadelerini kullandı.
Halil Kayaer, uygulamanın hayata geçmesi durumunda bankaların da kuyumcularla eşit denetimlere tabi tutulup tutulmayacağını sorguladı. Kayaer, geçen yıl devletin perakende kuyumcular için çıkardığı harç bedelini hatırlatarak, “Her perakende kuyumcu dükkanı için devletimizin geçen yıl çıkarmış olduğu bir harç bedeli vardı. Dediler ki ‘Perakende gram altın satmak için mutlaka kuyum ticareti yetki belgesine sahip olmanız lazım. Bu belge için de şu kadar harç ödememiz lazım. Hatta şubeleriniz için bile ayrı ayrı bu harcı ödemeniz gerekiyor’ dediler. Böyle bir yasa çıkarsa her bankamatik için ayrı ayrı bankalar harç ödeyecek mi ilk önce? Tabiri caizse kıyak mı geçilecek?” sözleriyle konuyu gündeme getirdi.
Olası bir senaryoda, bankamatiklere gram altınların konulması ve her bankanın kendi logosuyla satış yapmaya kalkması durumunda yaşanacak sorunlara değinen Kayaer, “3 gün sonra bankamatiklere bu gram altınları koydular. Her banka kendi logolarını koyarak bu gram altınları satmaya kalktı. Bu altınları kime satacak alan vatandaş? Bankaya mı satacak yoksa tekrar kuyumcuya mı getirecek? Ola ki bütün kuyumcular dedik ki ‘biz almıyoruz’ vatandaş ne yapacak o zaman?” şeklinde konuştu.
Gram altınların bankalar tarafından satılması durumunda oluşacak maliyet farklarına da dikkat çeken Halil Kayaer, “Eğer böyle bir uygulama olursa banka kendi logosunu basacak, paketleme ücreti yapacak, bunun lojistik masrafları olacak. Ben gram altını 6 bin liraya satıyorsam banka 6 bin 500 liraya satacak. Biz fişini kesiyoruz. Parasını ödüyor, gidiyor. Bankamatikten şimdi bir gram altını aldı, fişini kim kesecek? Yani bir de mali açıdan sıkıntılı. Yani devletimizin de kaybedeceği çok şeyler de olacak burada. O açıdan yani böyle bir uygulama şu an için sürdürülebilirliği yok” değerlendirmesinde bulundu.