Türkiye sıfır kilometre otomobil pazarında yılın ilk yedi ayında yaşanan %10'u aşan daralma, Antalya’daki otomotiv sektörünü de derinden etkiledi. Tedarik zinciri krizleri ve yüksek talep dönemlerinde araç stoklayan yetkili satıcılar ile galeriler, pazarın aniden soğumasıyla birlikte büyük bir stok yüküyle karşı karşıya kaldı. Araçlarını elden çıkarmak ve finansman maliyetlerini düşürmek isteyen satıcılar, müşterileri showroomlara çekmek için devasa kampanya süreçlerini başlattı. Bu durum, etiket fiyatları ile yetkili bayilerdeki gerçek satış rakamları arasında eşine az rastlanır bir fiyat farkı oluşturdu.
Özellikle yaz sezonunun ortasına gelinmesine rağmen beklenen satış hacmine ulaşılamaması, piyasadaki rekabeti adeta bir indirim yarışına dönüştürdü. Resmi internet sitelerinde ilan edilen liste fiyatları ile bayi teşhir salonlarında tüketicilere sunulan teklifler arasındaki makas, bazı popüler modellerde 944.000 TL seviyesine kadar yükseldi. Sadece liste fiyatı düşüşleri değil, aynı zamanda bayilerin kendi aralarında girdikleri pazar payı kapma mücadelesi de fiyatlarda belirgin bir çeşitlilik meydana getirdi. Tüketiciler, aynı model ve donanımdaki bir araç için farklı yetkili satıcılardan yüz binlerce lirayı bulan farklı fiyat teklifleri almaya başladı.
Pazardaki durgunluğun temel nedenlerinden biri olarak sıkılaşan finansman koşulları ve kredi erişimindeki zorluklar gösteriliyor. Yüksek faiz oranları nedeniyle taşıt kredisine ulaşmak zorlaşırken, bu durum sıfır kilometre araç talebini bıçak gibi kesti. Ellerindeki yüksek adetli stokları eritmek zorunda kalan otomotiv markaları, çareyi düşük faizli finansman destekleri ve doğrudan nakit indirimlerinde buldu. Güncel pazarlama stratejilerinde resmi liste fiyatları artık birer formalite olarak görülüyor, asıl ticaret bayi ortamındaki pazarlıklarda şekilleniyor.
Sektör temsilcileri, artan stok maliyetlerinin bayiler üzerinde ciddi bir finansal yük oluşturduğuna dikkat çekiyor. Yılın ikinci yarısında pazar payını korumak isteyen markalar, nakit akışını sağlamak amacıyla kâr marjlarından önemli fedakarlıklar yapıyor. Bu durum, özellikle yüksek donanım paketine sahip ve segmentinde liderliğe oynayan modellerde milyon liraya yaklaşan avantajların kapısını açtı. Showroom ziyaretlerinde nakit alım seçeneğini sunan müşteriler, ilan edilen katalog fiyatlarının çok altında rakamlarla sözleşme imzalayabiliyor.
Piyasadaki fiyat kırılmasının en somut örnekleri Avrupa menşeili dev üreticilerin popüler modellerinde yaşanıyor. Örneğin, Alman otomotiv devi Volkswagen’in şehir içi SUV segmentindeki temsilcisi T-Cross Life modeli, 2.764.000 TL seviyesindeki resmi liste fiyatına karşın bayilerde 1.820.000 TL gibi agresif bir rakamla alıcı bekliyor. Bu modeldeki 944.000 TL seviyesindeki indirim, pazardaki stok eritme baskısının büyüklüğünü net bir şekilde gösteriyor. Benzer şekilde, orta üst segmentin iddialı modellerinden Skoda Superb Prestige seçeneği de 3.998.500 TL yerine 3.700.000 TL bayi satış fiyatıyla tüketicilere sunuluyor.
Fransız üreticiler de pazar payını kaybetmemek adına benzer indirim stratejilerini kararlılıkla uyguluyor. Türkiye’de geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olan Renault Megane Touch Tce versiyonu, 1.841.000 TL olan katalog fiyatından 1.680.000 TL seviyesine çekilmiş durumda. Benzer biçimde Peugeot 2008 Hybrid GT modeli 2.580.000 TL yerine 2.215.000 TL etiketle showroomlarda yer alırken, grubun bir diğer üyesi Citroen C4 X Hybrid Max 2.262.000 TL liste fiyatına rağmen 2.035.000 TL bayi fiyatıyla satılıyor. Opel Grandland Edition ise 2.850.000 TL olan etiketinden 2.590.000 TL seviyesine gerileyerek dikkat çekici fırsatlar sunuyor.
Otomotiv piyasasında yaşanan bu sert fiyat indirimleri, nakit birikimi olan veya alternatif finansman kanallarını kullanabilen alıcılar için önemli fırsatlar yaratıyor. Geçtiğimiz yıllarda araç bulmakta zorlanan ve liste fiyatının üzerinde hava parası ödemek zorunda kalan tüketiciler, bugün yetkili satıcılar arasında tercih yapabilme gücüne sahip. Bayiler, ellerindeki kotayı doldurabilmek ve distribütör hedeflerini yakalayabilmek için ek aksesuar hediyeleri, uzatılmış garanti paketleri ve servis indirimleri gibi ekstra avantajları da satış sözleşmelerine dahil ediyor.
Bununla birlikte, yetkili satıcıların kendi aralarındaki rekabet aynı kentteki farklı galerilerde dahi fiyat farklarının doğmasına neden oluyor. Bir bayinin stok durumuna ve finansal hedeflerine bağlı olarak sunduğu fiyat teklifi, bir başka bayinin teklifiyle örtüşmeyebiliyor. Uzmanlar, bu dönemde sıfır kilometre araç almayı planlayan vatandaşların tek bir bayiye bağlı kalmadan geniş bir piyasa araştırması yapmasını öneriyor. Rekabetin kızışmasıyla birlikte müşteri kapma yarışının önümüzdeki aylarda da devam etmesi ve indirim dalgasının farklı segmentlere yayılması bekleniyor.
Sıfır kilometre araçlardaki bu agresif indirim politikası, doğrudan ikinci el otomobil piyasasını da etkisi altına alıyor. Sıfır araç fiyatlarının gerilemesi ve yetkili satıcıların sunduğu cazip imkanlar, ikinci el araçların fiyatlarında da zorunlu bir düzeltmeyi beraberinde getiriyor. İkinci el araç satıcıları, sıfır km modellerdeki kampanyalarla rekabet edebilmek adına kendi vitrin fiyatlarını aşağı çekmek zorunda kalıyor. Bu durum, otomotiv ekosisteminin genelinde bir fiyat dengelenme sürecinin yaşandığına işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde pazarın seyrini belirleyecek en temel unsurun döviz kurları, faiz politikaları ve markaların yeni model yılı stok girişleri olacağı öngörülüyor. Sektör temsilcileri, mevcut stokların eritilmesiyle birlikte pazarın yeniden bir denge noktasına ulaşacağını ifade ediyor.