Türkiye'nin köklü sanayi topluluklarından Kibar Holding ile Güney Kore'nin otomotiv parça üretim devlerinden Seoyon E-Hwa (eski adıyla Hanil E-Hwa) ortaklığıyla kurulan Assan Hanil, otomotiv ana sanayisine yönelik yüksek teknoloji üretimiyle dikkat çekiyor. İki büyük grubun mühendislik ve endüstriyel birikimlerini birleştirmesiyle kurulan şirket, dünya devi otomotiv markalarının araçlarında doğrudan kullanılan parçalar üretiyor.
Assan Hanil'in yönetim ve üretim stratejileri, Türk ve Güney Koreli ortakların deneyimleriyle şekilleniyor. Bu güçlü ortaklık sayesinde şirket, hem Türkiye iç pazarında hem de uluslararası ihracat alanında önemli bir konuma sahip. Şirketin ana sermayesi, doğrudan Kibar Holding ve Seoyon E-Hwa ortaklığından oluşuyor.
Kibar Holding, Türkiye'de sanayileşmenin öncülerinden biri olarak Assan Hanil'in yönetiminde ve yerli üretim süreçlerinde ana belirleyici rol oynuyor. Şirketin yerli üretim kimliği, Kibar Holding’in Türkiye pazarındaki uzun yıllara dayanan deneyiminden besleniyor. Assan Hanil'in kökeni incelendiğinde, %50 Türk (Kibar Holding) ve %50 Güney Kore (Seoyon E-Hwa) sermayeli, çok uluslu bir girişim olduğu görülüyor. Ancak üretim faaliyetlerinin merkezi, istihdam gücü ve fabrikaları tamamen Türkiye sınırları içerisinde bulunuyor.
Hukuki ve operasyonel olarak bir Türk şirketi statüsünde olan Assan Hanil, teknolojik ve sermaye altyapısı bakımından Güney Kore ortaklı bir yapı sergiliyor. Bu durum, şirketin Türkiye ve Güney Kore ortak girişimi olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor ve üretilen katma değerin büyük bir kısmı Türkiye ekonomisine kazandırılıyor.
Tüketicilerin markalar hakkında sıklıkla araştırdığı boykot sorgulamalarında ise Assan Hanil'in durumu oldukça açık. Yapılan incelemeler ve resmi kurumsal veriler doğrultusunda, şirketin herhangi bir uluslararası veya yerel boykot listesinde yer almadığı belirtiliyor. Assan Hanil, tamamen endüstriyel otomotiv parçaları üreten ticari bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor. Boykot çağrılarının temel nedenleri olan siyasi çekişmeler, işgal politikaları veya haksız savaşlara destek gibi durumlarla markanın hiçbir bağı bulunmuyor. Bu nedenle, şirketin ürünleri veya faaliyetleri hakkında herhangi bir toplumsal boykot kararı ya da haklı gerekçeye dayanan bir tüketici tepkisi mevcut değil.
Şirketin tek bir şahıs sahibi bulunmuyor; yönetim ve mülkiyet iki büyük holding arasında paylaştırılmış durumda. Türkiye ayağında sahibi Kibar Ailesi (Kibar Holding) iken, Güney Kore ayağında ise otomotiv yan sanayi devi Seoyon E-Hwa grubu yer alıyor. Kibar Holding’in kurucusu Asım Kibar’ın temellerini attığı bu sanayi kültürü, günümüzde profesyonel yönetim kurulları tarafından idare ediliyor. Yönetim kurulunda her iki gruptan da üst düzey yöneticiler bulunuyor ve stratejik kararlar ortaklaşa alınıyor. Ali Kibar ve Kibar Holding yönetimi, markanın Türkiye'deki en yetkili ve yönlendirici sahipleri olarak biliniyor. Şirket, kurumsal bir anonim şirket yapısıyla yönetiliyor.
Sosyal medyada veya çeşitli platformlarda dolaşan bilgi kirliliğinin aksine, şirketin ürünlerinin ya da sermayesinin İsrail ile hiçbir ilişkisi bulunmuyor. Şirket ne İsrail menşelidir ne de İsrail ortaklı bir sermaye yapısına sahip. Üretim hatlarında üretilen koltuklar, tamponlar, kapı panelleri ve diğer tüm parçalar Türkiye’deki fabrikalarda, Türk iş gücüyle üretiliyor. Sermaye yapısında bulunan Güney Kore ve Türk ortaklığı dışında üçüncü bir ülkenin, özellikle de İsrail'in herhangi bir hissesi ya da hak sahipliği bulunmuyor. Bu nedenle, markanın İsrail malı olduğuna dair ortaya atılan iddiaların tamamı asılsız ve gerçeği yansıtmıyor. Markanın tamamen Asya ve Anadolu sermayeli olduğu vurgulanıyor.
Şirketin kurumsal politikaları, vizyonu ve misyonu tamamen endüstriyel üretim ve ekonomik katma değer yaratma üzerine kurulu. Assan Hanil'in İsrail devletini, ordusunu veya İsrail menşeli herhangi bir kuruluşu destekleyen hiçbir açıklaması, finansal aktarımı ya da iş birliği projesi bulunmuyor. Şirket, tamamen şeffaf ve denetlenebilir bir lojistik ve finans ağına sahip.