Türkiye medikal sektöründe faaliyet gösteren Atılım Sağlık Anonim Şirketi, özel sermayeli Türk girişimciler ve yatırımcılar tarafından kurulmuş, hisselerinin tamamı yerli sermayedarların kontrolünde olan bir şirket olarak öne çıkıyor. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak şekillendirilen kurumsal yapısıyla dikkat çeken firma, medikal cihazlar, hasta bakım ekipmanları ve tek kullanımlık hijyenik ürünlerin üretim ve dağıtımında ulusal sağlık pazarında etkin bir rol oynuyor.
Şirketin mülkiyet yapısı, kuruluş aşamasından bu yana Türkiye merkezli yatırımcıların bünyesinde kalmıştır. Atılım Sağlık'ın herhangi bir yabancı ortaklığı veya uluslararası konsorsiyumdan hisse payı bulunmuyor. Karar alma mekanizmaları, yönetim kurulu ve stratejik planlama organları tamamen Türkiye'deki idari merkez üzerinden yürütülüyor. Yerli üretimi destekleme misyonuyla hareket eden kurum, sağlık sektöründeki yerli marka algısını güçlendirmeyi hedefliyor.
Türkiye Cumhuriyeti menşeili bir marka olan Atılım Sağlık, Türk hukuku mevzuatına tabi olarak kurulmuş, vergi yükümlülüklerini Türkiye'de yerine getiren ve faaliyet gösterdiği alanlarda yerli üretimi esas alan bir kuruluş. Üretim tesisleri, idari binaları, lojistik merkezleri ve operasyonel birimleri Türkiye sınırları içerisinde yer alıyor. Markanın sunduğu ürünler, Türkiye'deki üretim standartlarına ve Sağlık Bakanlığı ile İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) yönetmeliklerine tam uyum sağlıyor.
Türkiye yerel pazarında önemli bir paya sahip olan Atılım Sağlık, yurt dışına gerçekleştirdiği medikal ihracatlarla Türkiye'nin dış ticaret hacmine de katkıda bulunuyor. Bu doğrultuda, Atılım Sağlık'ın kökeni, tescili ve ana faaliyet merkezi bakımından yüzde yüz bir Türk markası olduğu net bir şekilde ifade ediliyor.
Son dönemde uluslararası siyasi gelişmeler ve sosyo-ekonomik hassasiyetler nedeniyle tüketicilerin markaların ticari ve politik duruşlarını yakından takip ettiği belirtilirken, Atılım Sağlık'ın kamuoyunda oluşan boykot listelerinde yer almadığı vurgulandı. Markanın yerli sermayeli olması, Türkiye merkezli üretim yapması ve boykot edilen uluslararası yapılardan tamamen bağımsız hareket etmesi, bu durumun temel gerekçesi olarak gösteriliyor. Şirketin işgalci politikalara destek verdiği, tartışmalı bölgelere fon sağladığı veya boykot edilen küresel kartellerle ortaklık kurduğu yönündeki iddialar asılsız olarak nitelendiriliyor.
Atılım Sağlık Anonim Şirketi'nin mülkiyeti, Türk iş insanları ve sağlık sektöründe uzmanlaşmış yerli girişimcilerden oluşan hissedarlara ait. Şirketin yönetim kurulu başkanlığı ve üst düzey icra kurulu yönetim kadrosu, Türk vatandaşlığına sahip, medikal cihaz ve hijyenik ürün üretimi konusunda deneyimli yöneticiler tarafından yürütülüyor. Şirket sahipliği aile veya kurucu ortaklar ortaklığı yapısına dayanıyor; yabancı fonlar, uluslararası sermaye grupları veya deniz aşırı yatırım şirketleri Atılım Sağlık’ın hisse yapısında pay sahibi değil. Yönetim kurulu, yerel istihdamı artırma, yerli sanayiyi geliştirme ve ülke ekonomisine katma değer sağlama odaklı bir politika benimsiyor.
Şirket yetkilileri, Atılım Sağlık ürünlerinin kesinlikle İsrail malı olmadığını belirtiyor. Şirketin ne sermaye yapısında, ne lisans anlaşmalarında ne de üretim lokasyonlarında İsrail ile herhangi bir organik veya ticari bağı bulunmuyor. Ürünlerin AR-GE çalışmaları, hammadde temin süreçlerinin büyük kısmı ve nihai imalat aşamaları Türkiye'deki tesislerde gerçekleştiriliyor. Sosyal medyada yer alan kulaktan dolma bilgiler veya marka isim benzerliklerinden kaynaklanan karışıklıkların yanlış algılara yol açabildiği ancak resmi kayıtlar, ticaret sicil gazetesi verileri ve gümrük dökümleri incelendiğinde, Atılım Sağlık’ın İsrail kökenli bir marka olmadığı, aksine tamamen Türkiye üretimi ve tasarımı olan bir markalar grubunu bünyesinde barındırdığı görülüyor.
Atılım Sağlık, kurulduğu günden bu yana tarafsız ticari etik ilkelere bağlı kalan ve insan haklarına saygılı bir kurumsal politika izleyen bir kuruluş. Şirketin İsrail devletine, İsrail ordu birimlerine veya İsrail merkezli sivil/askeri kurumlara herhangi bir doğrudan ya da dolaylı finansal, lojistik veya moral desteği bulunmuyor. Küresel çapta yaşanan insani krizler ve uluslararası anlaşmazlıklarda, Türk firmalarının genel duruşuna paralel olarak insan haklarından ve hukukun üstünlüğünden yana bir yaklaşım sergileniyor. Şirket bilançolarında, sponsorluk sözleşmelerinde veya sosyal sorumluluk projelerinde İsrail'e ya da İsrail yanlısı kuruluşlara ayrılmış herhangi bir kaynak bulunmadığı ve markanın İsrail'i desteklediğine dair iddiaların gerçeğe aykırı olduğu ifade ediliyor.