Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, NSosyal hesabı üzerinden yayımladığı videolu mesajla, Türkiye'nin aile ve nüfus politikalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakan Göktaş, çocuk seslerinin sofraları şenlendirmesi ve aile hikayelerinin nesilden nesile büyümesinin en büyük arzusu olduğunu dile getirdi.

Bakan Göktaş, mesajında hanelerin yüzde 57'sinde çocuk bulunmamasının, nüfus yapısına yönelik politikaların aciliyetini bir kez daha gösterdiğini belirtti. Bakanlık olarak, ülkenin güçlü yarınları için dinamik nüfus yapısını ve aile kurumunu korumayı kritik bir unsur olarak gördüklerini ifade etti. Göktaş, “Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonu çerçevesinde çok yönlü nüfus politikaları ürettiklerini ve aile hikayelerini büyütmek amacıyla reform niteliğinde destek mekanizmaları geliştirdiklerini kaydetti. Bakan, güçlü ailelerle daha büyük sofralarda buluşma niyetiyle var güçleriyle çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Video mesajında, ünlü Şef Mehmet Yalçınkaya'nın bir televizyon programında doğum oranlarındaki düşüşe ilişkin dile getirdiği ifadelere yer veren Bakan Göktaş, Yalçınkaya'ya bu konudaki farkındalık oluşturduğu için teşekkür etti. Göktaş, televizyon programları ve dizilerde nüfus ve aileyle ilgili konuların daha sık gündeme gelmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bakan Göktaş, Türkiye'deki hanelerin yüzde 57'sinde 18 yaş altında hiç çocuk bulunmadığına dair net verilerin bulunduğunu hatırlattı ve bu durumun değiştirilmesi gerektiğini belirtti. “Aile ve Nüfus 10 Yılı”nı bu nedenle önemsediklerini ifade eden Göktaş, kendi kuşağının geniş ailelerle büyüdüğünü, kardeş, abi, abla, teyze, dayı, amca, hala gibi kavramların hayatlarında önemli yer tuttuğunu dile getirdi.

Bu kavramların önemine değinen Bakan Göktaş, ailenin en güvenli liman ve en değerli sığınak olduğunu vurguladı. Bir çocuğun eksikliğinin sadece bir odanın sessizliği olmadığını belirten Göktaş, aynı zamanda bir kardeşin oyun arkadaşından, bir teyzenin yeğeninden, bir dayının sevincinden, bir halanın muhabbetinden ve bir amcanın hatıralarından mahrum kalmak anlamına geldiğini ifade etti. Bakan, çocuk seslerinin çoğaldığı evlerin toplumun neşesi olduğunu sözlerine ekledi.