Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milyonlarca memur ve emekliyi yakından ilgilendiren maaş düzenlemeleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Bakan Şimşek, devletin tüm finansal imkanlarının kamu çalışanlarının yaşam kalitesini artırmak için kullanılacağını ve yapılacak artışların sınırlarının belirlendiğini belirtti. Gelir seviyelerini koruma hedefiyle hareket edildiğini ifade eden Şimşek, vatandaşların enflasyon karşısında mağdur edilmeyeceğinin altını çizdi.

Alınan kararlar doğrultusunda, kamu personeli ve emeklilerin aylıklarında yapılacak artış oranının en az piyasada beklenen enflasyon rakamları seviyesinde olacağı kesinleşti. Sosyal devlet ilkeleri çerçevesinde hazırlanan yeni bütçe programında alt gelir grubuna yönelik önemli adımlar da yer aldı. Bu kapsamda, dar gelirli vatandaşların ev sahibi olmalarını kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut projelerine toplamda 250 milyar TL gibi devasa bir kaynak tahsis edildi.

Ekonomi yönetimi, reel sektörün üzerindeki mali yükleri hafifletmeye odaklanarak imalat ve tarım alanlarına yönelik kapsamlı kredi hamlelerini devreye soktu. Bakanlık, çiftçilerin üretim maliyetlerini düşürmeyi hedefleyerek tarımsal kredilerdeki ortalama faiz oranını %12 seviyelerinde sabit tuttu. Ülke genelinde 991 bin üreticinin faydalandığı bu finansman paketinin toplam büyüklüğü ise 800 milyar TL sınırına ulaştı.

Yerli sanayi üretimini hızlandırmak adına imalat sektörüne dönük yeni bir finansman modeli de başlatıldı. Sanayicilerin işletme sermayesi ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanan bu destek mekanizmasıyla üretimde süreklilik amaçlanıyor. Sanayide kullanılan girdi maliyetlerine de değinen Bakan Şimşek, Türkiye'nin Orta Doğu coğrafyası dışındaki tüm küresel rakipleriyle kıyaslandığında kendi sanayisine en ucuz doğal gazı temin eden ülke konumunda olduğunu ifade etti.

Sürücülerin ve nakliye sektörünün yakından takip ettiği akaryakıttaki eşel mobil sisteminin geleceği konusunda da detaylı bir yol haritası çizildi. Bakanlık yetkilileri, söz konusu dengeleme sisteminin 2026 yılı süresince devlet bütçesinde ciddi miktarda gelir kaybına yol açtığını dile getirerek, uygulamanın kademeli olarak sonlandırılacağını duyurdu. Mevcut mevzuat doğrultusunda yürütülen sistem, motorin ürünlerinde yıl sonuna kadar kesintisiz bir şekilde sürdürülmeye devam edecek. Ekonomi yönetiminin projeksiyonlarına göre, akaryakıt piyasasındaki bu özel fiyatlandırma modelinin önümüzdeki takvim yılından itibaren tamamen kaldırılması öngörülüyor. Mali disiplini korumak ve kamu gelirlerindeki sapmaları engellemek amacıyla atılan bu adım, yeni dönemin bütçe dengeleri açısından önem taşıyor. Vergi politikalarına da açıklık getiren ekonomi kurmayları; gelir vergisi, kurumlar vergisi ve dolaylı vergiler haricinde piyasaları yoracak yeni bir vergi paketi planlamadıklarını bildirdi.

Amerika Birleşik Devletleri tarafından bir Türk finans kuruluşuna yönelik alınan son yaptırım kararı piyasaların odağındaki yerini korurken, bakanlık yetkilileri konuya ilişkin iyimser mesajlar verdi. Söz konusu kararın Türk bankacılık altyapısı ve finansal sistemin geneli üzerinde hiçbir şekilde sistemsel bir risk veya olumsuz etki yaratmadığı açıkça ifade edildi. Bankacılık sektörünün güçlü sermaye yapısıyla bu tür münferit gelişmeleri rahatlıkla tolere edebilecek seviyede olduğu aktarıldı. Müttefik ülke yetkilileriyle yürütülen diplomasi trafiğinin en üst bürokratik düzeyde kesintisiz sürdürüldüğü belirtilirken, ortaya çıkan tablonun speküle edilmemesi gerektiği hatırlatıldı. Yaşanan bu özel ve sınırlı durum üzerinden Türkiye ekonomisine ve ulusal finansal sisteme yönelik negatif bir algı oluşturma çabalarının tamamen haksız ve dayanaksız olduğu vurgulandı. Türkiye'nin uluslararası finans piyasalarıyla olan entegrasyonunun kararlılıkla devam edeceği kaydedildi.