Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, Pekin'de bugün gerçekleştirdiği zirvede 28 ikili anlaşma imzaladı. Ekonomi, enerji, savunma sanayi ve dijital teknoloji alanlarında kapsamlı bir iş birliği çerçevesi belirlendi. Türkiye dahil bölgesel ülkeler süreci yakından izliyor.

Zirvenin ana çıktısı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2027 yılına kadar 350 milyar dolara çıkarılması hedefini içeren stratejik bir çerçeve anlaşması. Mevcut yıllık ticaret hacmi 260 milyar dolar düzeyinde; 90 milyar dolarlık ek artış beş yıllık bir süreçle hedeflendi. Bu yapı, Çin ile Rusya arasındaki ekonomik bağımlılığı daha da derinleştiriyor ve küresel ticaret dinamiklerini etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Enerji alanı zirvenin en somut başlığı oldu. 'Sibirya Gücü 2' adlı doğal gaz boru hattı projesinin son detayları görüşüldü; proje 2028'de devreye girecek ve yıllık 50 milyar metreküp Rus doğal gazını Çin'e taşıyacak. Bu rakam, Avrupa Birliği'nin Rusya'dan ithal ettiği doğal gazın yarısına yakın bir hacme karşılık geliyor; Rusya'nın Avrupa pazarındaki kayıplarını telafi etme stratejisinin bir parçası.

Savunma sanayi tarafında, iki ülke ortak Ar-Ge projeleri konusunda yeni protokoller imzaladı. Özellikle hipersonik füze teknolojisi, uzay temelli erken uyarı sistemleri ve siber savunma alanlarında ortak çalışmalar planlandı. Bu iş birliği, ABD ve NATO ülkeleri tarafından dikkatle izleniyor; küresel savunma teknolojisi rekabetinin yeni bir aşamasına işaret ediyor.

Dijital teknoloji alanında, iki ülke yapay zeka, kuantum bilişim ve yarı iletken üretimi alanlarında iş birliği yapacak. Çin'in yarı iletken üretim altyapısı ile Rusya'nın yapay zeka algoritma geliştirme uzmanlığı birleştirilerek küresel rekabette üçüncü bir kutup oluşturulması hedefleniyor. Ortak Ar-Ge merkezleri Pekin ve Moskova'da kurulacak; ek olarak yerli teknoloji üretim modellerinin paylaşımı planlandı.

Ödeme altyapısı tarafında zirve önemli bir çıktıyı içerdi. Çin'in geliştirdiği CIPS (Cross-Border Interbank Payment System) ödeme sistemi ile Rusya'nın SPFS (System for Transfer of Financial Messages) sistemi arasında tam entegrasyon sağlanacak. Bu yapı, ABD merkezli SWIFT sistemine alternatif bir küresel ödeme altyapısının önemli bir yapı taşı olacak. Türkiye, Hindistan ve Brezilya gibi BRICS+ üyesi ülkelerin bu altyapıya katılımı görüşülen başlıklar arasında.

Ukrayna savaşına yönelik tutum tarafında, Çin tarafının dengeli pozisyonu sürdü. Şi Cinping ortak basın bildirgesinde 'savaşın diplomatik yollarla çözülmesi' çağrısını yineledi; ancak Rusya'ya somut askeri destek konusunda kamuya açık taahhüt vermedi. Putin tarafı da bu konuda Çin'in tutumunu kabul etti; ekonomik ve siyasi destek seviyesindeki iş birliği güçlendirilerek askeri destek konusu örtük şekilde geçildi.

ABD ve AB'nin tepkisi açısından, beklenen şekilde temkinli ama eleştirel tonda gelişti. Beyaz Saray basın sözcüsü, Çin'in Rusya'ya verdiği desteğin küresel sistem üzerindeki etkilerini 'yakından izlediklerini' paylaştı. AB Yüksek Temsilcisi, AB'nin Rusya'ya uyguladığı yaptırımların etkisinin Çin'in alternatif altyapısı ile zayıfladığını kaydetti; ek yaptırım önlemleri AB Konseyi'nin haziran toplantısında değerlendirilecek.

Türkiye'nin tutumu sürece dengeli yaklaşım sergiliyor. Türkiye, hem Rusya ile hem Çin ile yoğun ekonomik ilişkilere sahip; aynı zamanda NATO üyesi olarak Batı bloğu ile de bağları sürdürüyor. Cumhurbaşkanlığı kaynakları, Türkiye'nin küresel ekonomik altyapıdaki gelişmeleri 'fırsat penceresi' olarak değerlendirdiğini, ancak hiçbir bloka tam taraf olmadan kendi çıkarlarını öncelediğini paylaştı.

Kaynak: Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı zirve bildirgesi — fmprc.gov.cn ve Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanlığı basın bültenleri