Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 28 Mayıs Perşembe günü 2026 Küresel Sağlık Raporu'nu kamuoyu ile paylaştı. 384 sayfalık rapor, dünya genelinde sağlık sektörünün performans göstergelerini, sağlık politikalarındaki gelişmeleri ve gelecek dönem risklerini değerlendiriyor. Raporun en dikkat çeken bulguları arasında aşılanma oranlarındaki iyileşme ve pandemi hazırlığındaki yapısal eksiklikler yer alıyor.
Rutin çocuk aşılaması oranı tarafında olumlu bir tablo öne çıkıyor. 2026 yılında küresel rutin çocuk aşılaması oranı %85 düzeyine ulaştı. Bu rakam, 2025 değerinin %81 değerinden 4 puan üzerinde ve son beş yılın en yüksek değeri. İyileşmenin temel kaynağı, gelişmekte olan ülkelerde sağlık altyapısı yatırımları ve uluslararası destekli aşılama programları.
Bölgesel dağılımda en büyük iyileşme Afrika ve Güneydoğu Asya bölgelerinde yaşandı. Afrika bölgesinde aşılanma oranı %72'den %78'e, Güneydoğu Asya'da %88'den %92'ye yükseldi. Bu iyileşmelerde GAVI Aşılama İttifakı ve DSÖ'nün ortak finansman programları belirleyici rol oynadı. Avrupa ve Amerika bölgesi aşılama oranları zaten yüksek seviyede; az hareketli kaldı.
Pandemi hazırlığı tarafında ise rapor olumsuz bir tablo çiziyor. DSÖ'nün geliştirdiği Sağlık Sistemi Hazırlığı İndeksi'ne göre dünya ülkelerinin yalnızca %32'si 'yeterli' düzeyde pandemi hazırlığına sahip. %48'i 'kısmen yeterli', %20'si 'yetersiz' kategoride. Bu dağılım, COVID-19 pandemisinden çıkarılan derslerin tam olarak hayata geçirilmediğine işaret ediyor.
Pandemi hazırlığında en zayıf alanlar şu şekilde sıralanıyor: yeniden olası bir patojen için sürveyans sistemi, mobil acil servis ekipmanı kapasitesi, kritik tıbbi malzeme tedarik zinciri esnekliği ve uluslararası iletişim ve koordinasyon kanallarının kurulu olması. Bu dört alan, küresel pandemi hazırlığı için kritik kaldırma noktaları olarak vurgulanıyor.
DSÖ Genel Sekreteri, raporun sunumunda yaptığı konuşmada 'pandemi hazırlığı sadece dünya geneli sağlık altyapısı meselesi değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma, sosyal sürdürülebilirlik ve siyasi istikrar meselesi' ifadesini kullandı. Konuşmada, 2026 yılında imzalanan Küresel Pandemi Anlaşması'nın uygulama sürecinin hızlandırılması gerektiği vurgulandı.
Kronik hastalıklar tarafında, kalp damar hastalıkları, kanser, diyabet ve solunum yolu hastalıkları küresel ölüm nedenlerinin en üst sıralarında yer almaya devam ediyor. Bu dört kategori, küresel ölüm vakalarının %73'üne karşılık geliyor. DSÖ, bu hastalıklarla mücadelede prevansiyon programlarının önemini vurguluyor; tütün kontrolü, beslenme alışkanlıkları değişikliği, fiziksel aktivite teşviki gibi politikalar öne çıkıyor.
Mental sağlık tarafında raporda dikkat çekici verilere yer veriliyor. 2026 yılında küresel ölçekte 970 milyon kişinin mental sağlık koşullarından etkilendiği tahmin ediliyor. Bu rakam, dünya nüfusunun yaklaşık %12'sine karşılık geliyor. Genç nüfusta — 15-24 yaş aralığında — mental sağlık sorunları daha yüksek oranlarda gözleniyor; özellikle depresyon ve anksiyete bozuklukları artıyor.
Sağlık sektörü harcamaları tarafında, küresel ölçekte 2026 yılında 11,8 trilyon dolar düzeyinde sağlık harcaması yapıldığı tahmin ediliyor. Bu rakam, küresel GSYH'nin %10,2'sine karşılık geliyor. Gelişmekte olan ülkelerde sağlık harcamasının GSYH içindeki payı %5-7 bandında; gelişmiş ülkelerde ise %10-12 bandında. Bu fark, sağlıkta küresel eşitsizliğin önemli bir göstergesi olarak vurgulanıyor.
DSÖ'nün 2027-2030 stratejik planı tarafında, raporun sonunda dört ana öncelik tanımlanıyor: evrensel sağlık güvencesinin genişletilmesi, pandemi hazırlığının güçlendirilmesi, kronik hastalıklarla mücadele programlarının ölçeklendirilmesi ve sağlık sektöründe dijital dönüşümün hızlandırılması. Bu öncelikler için yıllık 8,5 milyar dolar düzeyinde uluslararası finansman koordinasyonu talep ediliyor.
--- **Kaynak:** [Dünya Sağlık Örgütü (WHO)](https://www.who.int/)