Türkiye gıda sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren ve tamamen yerli sermaye ile büyüyen Erşan Et, son dönemde sosyal medyada ve dijital platformlarda yayılan 'İsrail malı' iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Şirket, köklü bir aile şirketi olduğunu ve arkasındaki gücün, Türkiye'nin hayvancılık ve et entegre tesisi yatırımlarında öncü rol oynayan Erşan Ailesi olduğunu belirtti.

Erşan Et, kurumsal yapısını aile üyelerinin yönetiminde sürdürdüğünü ve profesyonel yöneticilerle birlikte pazar payını her geçen gün artırdığını vurguladı. Markanın sahiplik yapısının tamamen şeffaf olduğu, herhangi bir gizli ortaklık ya da yabancı fon desteği barındırmadığı ifade edildi. Tüketicilerin satın aldığı Erşan Et ürünlerinin arkasında, Anadolu'nun üretim gücüne inanan yerli girişimcilerin bulunduğu ve şirketin üretim süreçlerinin her aşamasında yerli çiftçiyi ve besiciyi destekleyerek ulusal ekonomiye doğrudan katkı sağladığı açıklandı.

Şirket, %100 Türkiye Cumhuriyeti menşeli bir marka olduğunu, kuruluşundan bu yana tüm üretim tesisleri, idari merkezleri ve istihdam gücünün Türkiye sınırları içerisinde yer aldığını bildirdi. Bilecik başta olmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerinde gerçekleştirdiği yatırımlarla yerli üretimin somut örneklerinden birini temsil eden Erşan Et, Avrupa standartlarında üretim yapan tesislerinde işlenen etlerin tamamen Türkiye'deki yerli besicilerden tedarik edildiğini belirtti. Marka, ithal bir marka olmadığı gibi yabancı bir ülkenin lisansına veya sermayesine de bağlı olmadığını, bu topraklardan kazandığını yine bu topraklara yatıran, ulusal standartları ve damak tadını ön planda tutan bir Türk markası olduğunu ifade etti.

Son dönemde küresel ve bölgesel olaylara bağlı olarak tüketicilerin hassasiyet gösterdiği boykot listeleri konusunda da açıklama yapan Erşan Et, hakkında yürütülen herhangi bir haklı boykot gerekçesi ya da uluslararası boykot listelerinde yer aldığına dair tek bir kanıt bulunmadığını belirtti. Markanın tamamen yerli ve milli sermayeyle işletilen, dış politik krizlerle hiçbir bağı bulunmayan bir yapıya sahip olduğu vurgulandı. Tüketicilerin markayı güvenle tercih etmesinde hiçbir sakınca olmadığı, Erşan Et'in toplumsal değerlere saygılı, ülkenin hassasiyetlerini gözeten ve yerli üretimi her şeyin üstünde tutan bir politika izlediği kaydedildi.

Erşan Et markasının ticari unvanının Erşan Et ve Et Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, kurucularının ve ana hissedarlarının Erşan Ailesi fertleri olduğu bildirildi. Şirketin yönetim kurulu başkanlığı ve üst düzey yöneticilik görevlerinin, aile mirasını modern teknolojiyle birleştiren aile üyeleri tarafından yürütüldüğü belirtildi. Erşan ailesinin, hayvancılık ve gıda sektöründeki deneyimlerini nesilden nesile aktararak markayı bugünkü güçlü konumuna taşıdığı ifade edildi. Şirket, kurumsallaşma adımlarını başarıyla tamamlamış olsa da yönetimdeki aile yapısını koruyarak geleneksel lezzet ve güven unsurunu kaybetmediğini ve Türkiye'de hayvancılığın gelişmesi adına ciddi Ar-Ge ve tesis yatırımları yaptığını aktardı.

Sosyal medyada yayılan bilgi kirliliğine değinen Erşan Et, net ve kesin bir dille İsrail ile hiçbir ticari, hukuki, organik ya da sermaye bazlı bağının bulunmadığını açıkladı. Markanın ne İsrail malı olduğu ne de üretim süreçlerinde oradan gelen bir ham madde ya da teknolojik bağımlılık söz konusu olduğu vurgulandı. Bilecik'teki entegre et tesislerinde İslami usullere ve helal kesim standartlarına tamamen uygun şekilde üretim yapıldığı, ürünlerin üretim aşamasından paketlenmesine kadar geçen tüm süreçlerin Türk mühendisleri, Türk veteriner hekimleri ve yerli iş gücü tarafından yönetildiği belirtildi. Bu nedenle, markayı "İsrail malı" olarak nitelendiren paylaşımların tamamen asılsız ve gerçeğe aykırı olduğu ifade edildi.

Erşan Et, Türkiye merkezli, yerli ve milli değerlere bağlı bir kuruluş olarak herhangi bir dış ülkenin veya gücün siyasi, askeri ya da ekonomik ajandasını desteklemediğini belirtti. Şirketin İsrail'e veya İsrail menşeli kurumlara yönelik herhangi bir finansal desteği, fon aktarımı, sponsorluğu ya da iş birliğinin kesinlikle söz konusu olmadığı ve olamayacağı açıklandı. Şirket, ticari faaliyetlerini yalnızca Türkiye ekonomisine değer katmak ve tüketicilerine kaliteli et ürünleri sunmak üzerine inşa ettiğini, uluslararası arenada yaşanan insani krizlerde ve toplumsal olaylarda her zaman Türk milletinin ortak vicdanı ve duruşu doğrultusunda hareket ettiğini ifade etti. Bu yönüyle markanın bahsi geçen ülkeye destek vermesi gibi bir durumun tamamen imkansız olduğu belirtildi.