Sosyal güvenlik sisteminde hedeflenen dönüşüm kapsamında, çalışma hayatında yer almayan ev kadınlarının emeklilik hayallerini gerçeğe dönüştürecek yeni düzenlemeler kamuoyunun gündemine oturdu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütülen teknik çalışmalar sonucunda, ev kadınlarının sosyal güvenceye kavuşturulması ve emeklilik primlerinin devlet tarafından desteklenmesi amaçlanıyor.
Aile kurumunun güçlendirilmesi ve kadınların finansal geleceğinin güvence altına alınması hedefiyle hazırlanan bu model, güvencesiz kalan milyonlarca kadın için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Planlanan sistemle, isteğe bağlı sigorta yaptıracak ev kadınlarının aylık prim ödemelerinin belli bir oranının doğrudan genel bütçeden karşılanması öngörülüyor. Mevcut uygulamada, sigortalı bir işte çalışmayan kadınlar için doğrudan bir prim muafiyeti veya özel bir sosyal destek mekanizması bulunmuyor. İsteğe bağlı sigorta sistemine dahil olan ev kadınları, emeklilik hakkı kazanmak için tüm aylık prim ödemelerini kendi olanaklarıyla yapmak durumunda kalıyor.
Yasal süreçlerin tamamlanmasıyla devreye girecek destek mekanizması sayesinde kadınların üzerindeki finansal yükün belirgin bir şekilde hafiflemesi bekleniyor. Sektör temsilcileri ve sosyal güvenlik uzmanları, bu hamlenin kayıt dışı istihdamla mücadeleye katkı sağlayacağını ve sosyal koruma ağını genişleteceğini belirtiyor. Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatına göre, 18 yaşını tamamlamış, zorunlu sigortalılığı bulunmayan ve kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış her vatandaş isteğe bağlı sigorta sisteminden yararlanabiliyor. Ev kadınları, herhangi bir iş yerinde bordrolu olarak çalışmak zorunda kalmadan, kendi primlerini dışarıdan ödeyerek emeklilik hakkı elde etme şansına sahip oluyor.
Başvuru süreçleri, Sosyal Güvenlik Kurumu il veya ilçe müdürlüklerine yazılı dilekçe ile şahsen yapılabildiği gibi, e-Devlet kapısı üzerinden de tamamlanabiliyor. Sistemde dikkat edilmesi gereken kritik detaylardan biri, ödenen primlerin sigortalılık türüne yansıma şeklidir. 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren reform sonrasında, isteğe bağlı sigorta kapsamında yatırılan tüm primler mevzuat gereği 4/b yani Bağ-Kur statüsünde değerlendirilmektedir. Bu durum, ev kadınlarının emeklilik zamanlamasını ve prim gün sayısı şartlarını doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, adaylara başvuru yapmadan önce mevcut prim geçmişlerini kontrol etmelerini ve Bağ-Kur şartlarına göre bir emeklilik planlaması oluşturmalarını tavsiye ediyor.
Yeni yıl itibarıyla geçerli olan brüt asgari ücret rakamlarıyla birlikte, isteğe bağlı sigorta yaptıracak bireylerin ödemesi gereken aylık tutarlar yeniden belirlendi. 2026 yılı hesaplamalarına göre, isteğe bağlı sigortada aylık en düşük prim tutarı 10.899,90 TL seviyesinde. İsteğe bağlı sigortalılar, prime esas kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartıyla kendi gelir düzeylerine göre bir kazanç tutarı belirlemekte ve bu tutarın %33,0 oranında prim ödemektedir. Belirlenen bu tutar, sağlık sigortası ve emeklilik primlerini eş zamanlı olarak kapsamaktadır.
Gündemdeki yasal düzenlemenin yasalaşması halinde devlet, ev kadınlarının ödemesi gereken aylık prim tutarının %33,3 oranındaki kısmını üstlenecek. Hazırlanan simülasyonlara göre, aylık 10.899,90 TL olan minimum prim ödemesinin 3.633,30 TL tutarındaki kısmını devlet karşılayacak. Bu destekle birlikte, ev kadınlarının cebinden çıkacak aylık net tutar 7.266,60 TL seviyesine gerileyecek. Yıllık bazda bakıldığında, ev kadınlarına sağlanan bu katkı, hane bütçesine önemli bir rahatlama getirirken sigorta sistemine katılımı da cazip hale getirecek.
Devlet desteğiyle emeklilik projesinin bir diğer önemli ayağını, çocuk sahibi kadınlara yönelik getirilmesi hedeflenen yıpranma payı benzeri esnetmeler oluşturuyor. Bakanlık nezdinde sürdürülen alternatifli çalışmalarda, çocuk sayısına bağlı olarak kadının emeklilik yaş sınırının öne çekilmesi ve ilave prim gün sayısı verilmesi gibi kriterler değerlendiriliyor. Annelerin ev içi emeğini ve çocuk bakım yükünü dikkate alan bu yaklaşım, sosyal güvenlik hakkına erişimi kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.
Diğer taraftan, düzenlemenin henüz yasalaşma aşamasına gelmemiş olması nedeniyle sosyal medya platformlarında paylaşılan detaylı yaş ve prim tabloları gerçeği yansıtmıyor. Çocuk sayısına göre kesinleşmiş bir emeklilik yaşı indirimi veya geçmiş doğum borçlanmalarına ilişkin netleşmiş bir yasal metin henüz bulunmamaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu yetkilileri, vatandaşların mağduriyet yaşamamaları adına resmi makamlarca yapılmayan açıklamalara ve internet ortamında dolaşan spekülatif tablolara itibar edilmemesi gerektiğini vurguluyor.