Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarından biri olan Ford Otosan, tek bir sermayedarın değil, iki dev gücün stratejik ortaklığıyla yönetilen halka açık bir anonim şirket olarak dikkat çekiyor. Koç Holding ve dünya otomotiv devi Ford Motor Company, şirket üzerinde eşit söz hakkı ve yönetim ağırlığına sahip.
Güncel hisse senedi ve ortaklık yapısı incelendiğinde, Koç Holding'in yüzde 41, Ford Motor Company'nin ise yine yüzde 41 oranında paya sahip olduğu görülüyor. Geriye kalan yüzde 18'lik kısım ise Borsa İstanbul (BIST) bünyesinde halka açık olarak işlem görüyor. Bu durum, şirketin hem yerel hem de küresel finansal dinamiklere bağlı, şeffaf bir yönetim anlayışını ortaya koyuyor.
Genel merkezi, üretim tesisleri, mühendislik merkezleri ve ana iş gücü Türkiye'de bulunan Ford Otosan, operasyonel ve hukuki açıdan Türkiye'nin yerli sanayi devi olarak kabul ediliyor. Şirketin fabrikaları Kocaeli (Gölcük, Yeniköy) ve Eskişehir'de yer alıyor ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulup yönetiliyor. Üretim süreçlerinin tamamına yakını Türkiye topraklarında gerçekleştiriliyor ve buradan tüm dünyaya ihracat yapılıyor. Amerikan otomotiv devi Ford Motor Company'nin küresel bilgi birikimi ile Koç Holding'in yerel sanayi gücünün birleşimi, markanın küresel anlamda Amerikan teknolojisinden beslenen çift uluslu bir ortaklık yapısı sergilemesini sağlıyor.
Son dönemde tüketiciler arasında büyük sanayi kuruluşlarının ticari pozisyonları ve boykot çağrılarıyla ilişkisi üzerine araştırmalar artarken, Ford Otosan'ın durumu da merak konusu oluyor. Şirket, Türkiye'de üretim yapan, binlerce Türk vatandaşına istihdam sağlayan ve vergisini tamamen Türkiye Cumhuriyeti'ne ödeyen yasal bir kuruluş. Doğrudan Türkiye operasyonları ve Ford Otosan tüzel kişiliği bağlamında markaya yönelik ilan edilmiş resmi bir boykot kararı ya da haklı bir gerekçe bulunmuyor.
Sosyal platformlarda zaman zaman ana lisansör olan Amerikan menşeli Ford Motor Company üzerinden tartışmalar yürütülse de, Türkiye'de faaliyet gösteren Ford Otosan, yerel ekonomik döngüye katkı sağlıyor. Hisselerinin büyük kısmı Türk sermayesi ve Borsa İstanbul yatırımcıları tarafından tutuluyor. Bu nedenle, yerel firmayı doğrudan hedef alan kitlesel bir boykot uygulaması söz konusu değil.
Ford Otosan'ın tek bir sahibi bulunmuyor; şirket eşit ortaklık modeliyle yönetilen devasa bir konsorsiyum. En büyük iki ana hissedar Koç Holding ve Ford Motor Company olup, yönetim kurulunda eşit temsil hakkına sahipler ve stratejik kararları ortaklaşa alıyorlar. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini genellikle Koç ailesi üyeleri üstleniyor.
Şirket, kurumsal ilkeleri gereği tamamen apolitik bir duruş sergiliyor ve küresel ticaret ile sanayi kurallarına göre hareket eden ticari bir kuruluş. Herhangi bir ülkeye, askeri operasyona ya da siyasi oluşuma doğrudan mali veya lojistik destek sağlaması söz konusu değil. Ford Otosan'ın temel amacı, Türkiye'de katma değerli üretim yapmak, ihracat rekorları kırmak ve paydaşlarına ekonomik değer yaratmak olarak belirtiliyor.
İnternet üzerinde ortaya atılan asılsız iddiaların aksine, Ford Otosan bir İsrail malı değil ve İsrail kökenli bir şirketle yapısal veya organik bir bağı bulunmuyor. Şirketin temelleri Türkiye'de atılmış, üretim tesisleri Türkiye'de ve üst düzey yönetim kadrosu Türk sanayicilerinden oluşuyor. Ürünlerin tasarımı, Ar-Ge çalışmaları ve imalat aşamaları ağırlıklı olarak Türk mühendisleri ve işçileri tarafından gerçekleştiriliyor. Araçların üretiminde kullanılan parçaların büyük çoğunluğu Türkiye'deki yerel yan sanayi üreticilerinden ve küresel tedarik ağlarından sağlanıyor. Markayı İsrail menşeli olarak sınıflandırmak hatalı bir bilgi olarak değerlendiriliyor.