Tarım sektöründe hayata geçirilen hibe ve destek programları, gençlerin üretime aktif katılımını teşvik ederken, teknoloji odaklı yatırımlar ve yenilikçi üretim yaklaşımları sektördeki dönüşümü hızlandırıyor. Yapay zeka destekli üretim ve paketleme sistemleri, dijital tarım uygulamaları, katma değerli ürün geliştirme, doğrudan pazarlama ve ihracat hedefleriyle öne çıkan genç çiftçiler, geleneksel tarım anlayışını modern teknolojiyle birleştiriyor.

Anadolu Ajansı'nın farklı illerden derlediği örnekler, yeni nesil üreticilerin verimlilik, sürdürülebilirlik ve rekabet gücünü artırmaya yönelik projelerle tarımın geleceğine yön verdiğini gösteriyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakanlığın üretim ve yönetimde gençliğin dinamizminden faydalanmak amacıyla Aralık 2022'de Tarım ve Orman Gençlik Konseyi'ni kurduğunu belirtti. Yumaklı, Türkiye genelinde kendi tarımsal faaliyetlerini yürüten üreticileri bir araya getiren konseyin, Bakanlığın sahanın nabzını gençlerin bakış açısıyla tuttuğu bir danışma kurulu işlevi gördüğünü ifade etti. Bakan Yumaklı, gençlere ilham veren konseyin 18 yaşını doldurmuş ve 41 yaşından gün almamış gençlerden oluştuğunu bildirdi.

Babasının kesme çiçek üreticisi olduğunu aktaran Nihal Başkan, üniversite eğitiminin ardından Yalova'ya dönerek çeşitli firmalarda çalıştığını ve üç yıldır kendi işletmesinde faaliyet gösterdiğini dile getirdi. Başkan, genç kadın bir girişimci olarak Tarım ve Orman Bakanlığı'nın sağladığı desteklerin önemine vurgu yaparak, "Destekler doğru yerde değerlendirildiğinde bizlerin sektöre girebilmesi ve sürekliliğinin sağlanması adına çok faydaları oluyor. Önemli olan bizim bu noktada kendimizi ne kadar geliştirebileceğimiz, bizlere ve tarıma faydalı olacak şekilde doğru projelerle bu destekleri kullanabilmemiz" dedi.

Nevşehir'de patates üretimi ve ihracatı yapan Tarım Orman Gençlik Konseyi Üyesi Oğuzhan Güney, Bakanlığın genç çiftçilere sağladığı desteklerden faydalandıklarına işaret etti. Güney, "Birçok kez destek aldık. Destekleri faydalı buluyorum. Daha önce IPARD Programı çerçevesinde yaptığımız başvuruyla soğuk hava deposu yaptık. Süreci doğrudan ben yürütmüştüm. Yüzde 70 hibe aldık" diye konuştu.

Dedesinin 1930'dan bu yana tarımla uğraştığını, kendisinin de 19 yaşından beri sektörde faaliyet gösterdiğini belirten Yasin Karadağ, "Babam 1980'de dedemden devraldı, 2018'de de ben işleri devam ettirmeye başladım. Şu an 460 baş kapasiteli, destek alarak kurduğumuz bir çiftliğimiz var. Aynı zamanda 3 bin kök kayısı ağacımız var. Hayvanlarımızı kendi arazilerimizde yetiştirdiğimiz ürünlerimizle besliyoruz" dedi.

Çocukluk yıllarından beri tarım sektöründe olan ve aile işletmelerini desteklerle büyüten Bülent Samed Çiner, sera, bahçe ve tarla bitkilerinin bulunduğu çiftliklerinde üretim yaptıklarını söyledi. Çiner, tarım sektörüne yönelmesinde babasının etkili olduğuna dikkat çekerek, "Ben tarımın içinde büyüdüm. Her işi yaptım. En alttan en üste kadar bütün işleri yaparak büyüdüm. Hem hava durumu takip ettim hem finansını yönettim hem de tarlada işçilik yaptım" ifadelerini kullandı.

Afyonkarahisar'a bağlı Küçükçobanlı Köyü'nde 4 kuşaktır tarım ve hayvancılıkla uğraştıklarını belirten Enes Kelem, çocukluğundan beri sektörün içinde yer aldığını dile getirdi. Şirketlerinin bir aile işletmesi olduğunu kaydeden Kelem, "Dedem, babam, amcam, dedemin babası hep tarım ve hayvancılık sektöründelerdi. Ben de bu alanda faaliyet gösteriyorum. Şu anda süt ve et işletmemiz var" diye ekledi.