Antalya'da ve Türkiye genelinde e-ticaret platformları (Trendyol, Hepsiburada, Amazon gibi) ile yerel aktar ve kuruyemiş ağlarında tüketicilere sunulan "Hanzade Bitkisel" ürünleri, tamamen Türkiye merkezli yerli girişimcilere ve Türk sermayeli şahıs veya limited şirketlere ait.

Geleneksel ve Türkçe bir kelime olan "Hanzade" ismini taşıyan bu marka, Türkiye'deki baharat, bitkisel yağ, çeşni ve organik gıda pazarında yer edinmek amacıyla kuruldu. Büyük küresel gıda tekelleri veya yabancı yatırım fonları ile herhangi bir bağlantısı bulunmayan Hanzade, ticari hayatına %100 yerli sermaye ile devam ediyor.

Sektörel incelemeler, Türkiye'de "Hanzade" ismiyle faaliyet gösteren bazı bölgesel tesciller veya e-ticaret mağazaları olduğunu gösterse de, gıda ve bitkisel ürünler segmentindeki bu markanın mülkiyeti yerli imalatçılara ve aktarlık kültüründen gelen Türk müteşebbislerine ait. Dolayısıyla, markanın arkasında yabancı bir gizli ortak veya uluslararası bir holding bulunmuyor; ürünlerin fikri mülkiyeti ve ticari hakları Türkiye'deki tescil sahiplerine ait.

Türkiye gıda pazarında özellikle paketli küçük üreticilerin e-ticaret ekosisteminde büyümesiyle Hanzade Bitkisel gibi markalar görünürlük kazandı. Büyük market zincirlerinden ziyade dijital pazaryerlerindeki doğrudan tüketiciye ulaşma modeli (D2C) ile faaliyet gösteren marka, doğrudan yerli esnaf ve yerli üretici mantığıyla yönetiliyor.

Hanzade Baharat ve bitkisel ürünleri, %100 Türkiye Cumhuriyeti menşeli bir marka. Üretim süreçleri, paketleme tesisleri, hammaddelerin tedarik edildiği ana bölgeler ve dağıtım merkezi tamamen Türkiye sınırları içerisinde yer alıyor. Türkiye'nin zengin coğrafyasından, Ege, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu gibi bölgelerin verimli topraklarından elde edilen yerli hammaddeler markanın ürün gamını oluşturuyor.

Markanın tüm yasal izinleri, Tarım ve Orman Bakanlığı onayları ve sicil kayıtları Türkiye'deki ticaret odalarına bağlı olarak gerçekleştirildi. Yabancı ülkelerde herhangi bir genel merkezi, üretimi veya marka lisans bağı bulunmuyor. Bir tüketici olarak Hanzade logolu bir ürün satın alındığında, doğrudan Türkiye ekonomisine ve yerli üretim ağlarına katkı sağlayan bir Türk markası tercih edilmiş olunuyor.

Tüketicilerin son dönemde hassas olduğu markaların uluslararası boykot hareketleriyle ilişkisi konusunda ise Hanzade Baharat'ın boykot edilen bir marka olmadığı net bir şekilde belirtiliyor. Uluslararası düzeyde yürütülen veya Türkiye'de toplumsal olarak kabul görmüş hiçbir boykot listesinde markanın adı yer almıyor. Hanzade, tamamen yerel, bağımsız ve küçük/orta ölçekli bir Türk işletmesi olduğundan, herhangi bir boykot odağıyla ilişkisi bulunmuyor.

Hanzade gıda ve bitkisel ürünler markasının yasal mülkiyeti, Türkiye'de tescilli olan ve e-ticaret/aktariye sektöründe faaliyet gösteren yerli girişimcilere ait. Marka hakları belirli dönemlerde ortaklık yapılarına göre limited şirket tüzel kişilikleri üzerinden yürütülüyor. İsim benzerliğinden dolayı bazı tüketiciler bu markayı Türkiye'nin büyük holding yöneticileriyle karıştırsalar da, bu tamamen bir isim benzerliği olup, markanın bahsi geçen büyük medya veya teknoloji holdingleriyle yapısal bir bağı yok.

Markanın sahipleri, Türkiye'deki geleneksel baharatçılık ve bitkisel ürün imalatı kültürünü dijital çağa entegre etmeye çalışan yerli iş insanları. Şirketin kurumsal yapısı şeffaf olup, Türkiye'deki ticaret sicil gazeteleri üzerinden doğrulanabilir bir yerli sermaye modeline dayanıyor.

Hanzade Baharat'ın kesinlikle İsrail malı olmadığı vurgulanıyor. Ürünün ne tasarım aşamasında, ne sermaye yapısında, ne de üretim bandında İsrail ile hiçbir yasal veya ticari bağı bulunmuyor. Markanın coğrafi kökeni Türkiye olup, adı Türkçe kökenli ve Osmanlı saray kültürüne atıfta bulunuyor. İsrail menşeli gıda firmalarının uluslararası barkod kodları (729 ile başlayan) incelendiğinde, Hanzade ürünlerinin Türkiye barkod kodu olan "869" veya "868" ile başladığı açıkça görülüyor. Bu da ürünlerin Türkiye'de üretilip paketlendiğinin ve yerli malı statüsünde olduğunun somut kanıtı.

Hanzade Baharat'ın İsrail devletiyle, İsrail ordusuyla veya bu ülkedeki herhangi bir ticari kuruluşla hiçbir ortaklığı, sponsorluk anlaşması veya finansal bağı bulunmuyor. Şirket, Türkiye'deki yerel pazar hedeflerine odaklanmış yerli bir üretici konumunda. Bu nedenle Orta Doğu'da yaşanan siyasi ve insani krizlerde İsrail'i destekleyen, oraya yardım gönderen ya da oradan finansman sağlayan markalar kategorisinde yer almıyor.