Ev ve kişisel bakım ürünleriyle günlük hayatımızda sıkça yer alan Henkel Türkiye'nin mülkiyet yapısı ve son dönemdeki boykot iddiaları, tüketicilerin merak ettiği konuların başında geliyor. Almanya merkezli küresel kimya ve tüketim malları devi Henkel AG & Co. KGaA grubunun Türkiye'deki resmi yapılanması olan Türk Henkel Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş., ülkemizdeki tüm operasyonlarını doğrudan bu ana holdinge bağlı olarak yürütüyor.

Henkel'in Türkiye’deki faaliyetleri, üretim tesisleri ve dağıtım ağları da Almanya’daki merkezden yönetiliyor. Şirket, çok uluslu ve halka açık bir yapıya sahip olmasına rağmen, yönetimsel ve hisse dengesi açısından köklü bir aile şirketi kültürü taşıyor. Türkiye’deki varlığı, lokal bir girişimcinin mülkiyetinde değil, tamamen küresel Henkel grubunun bir uzantısı olarak hizmet veriyor. Persil, Pril, Vernel, Schwarzkopf, Gliss, Pattex, Ceresit ve Pritt gibi pek çok tanınmış marka, Henkel Türkiye çatısı altında bulunuyor.

Firmanın temelleri 1876 yılında Almanya’nın Aachen kentinde Fritz Henkel tarafından atıldı. Daha sonra merkezini Düsseldorf kentine taşıyan şirket, tüm dünya operasyonlarını Almanya’daki bu ana merkezden idare etmeye devam ediyor. Henkel Türkiye ise bu Alman devinin 1963 yılından itibaren Türkiye’deki pazar varlığını sürdüren resmi kolu konumunda. Türkiye’de üretim tesisleri ve yüzlerce çalışanı bulunsa da, kurumsal kimliği, hisse yapısı ve bağlı olduğu merkez tamamen Almanya Federasyonu yasalarına tabi olan Düsseldorf merkezli holdingdir.

Son dönemde küresel çapta yaşanan sosyo-politik gelişmeler, tüketicilerin satın aldıkları markaların arkasındaki politik ve finansal duruşları incelemesini zorunlu kıldı. Arama motorlarında sıkça karşılaşılan "Henkel boykot mu?" sorusuna net bir cevap vermek gerekirse, şirket doğrudan bir İsrail markası veya İsrail devleti kurumu değildir. Henkel, %100 Alman menşeli, Alman sermayeli ve Almanya merkezli uluslararası bir markadır.

Ancak Henkel, uluslararası boykot ağlarının ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının radarına takılan şirketlerden biridir. Bunun temel nedeni, markanın çok uluslu yapısı gereği küresel pazarlarda ve İsrail pazarında aktif olarak ticari faaliyet göstermesi, yatırım yapması veya bölgesel distribütörlükler kanalıyla satış ağını sürdürmesidir. Kamuoyundaki hassasiyetleri göz önüne alan bazı tüketici grupları ve sivil girişimler, bu tür küresel devleri İsrail pazarındaki ticari varlıkları nedeniyle boykot listelerine dahil edebilmektedir. Tüketicilerin boykot kararı alırken kendi kişisel vicdanlarını ve sivil toplum kuruluşlarının güncel analizlerini incelemesi önerilmektedir.

Henkel’in mülkiyet yapısına bakıldığında, tek bir şahıstan bahsetmek mümkün değildir. Türk Henkel Kimya San. ve Tic. A.Ş.’nin hisselerinin neredeyse tamamı küresel Henkel AG & Co. KGaA grubuna aittir. Bu küresel devin arkasında ise, şirketin kurucusu Fritz Henkel’in torunları ve mirasçıları (Henkel Ailesi) ile küresel finansal borsalardaki halka açık yatırımcılar bulunmaktadır. Almanya Borsa Endeksi’nde (DAX) işlem gören şirket, "KGaA" (Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirket) statüsünü kullanarak Henkel Ailesi’nin şirketin yönetim kurulunda ve stratejik kararlarında karar verici hisse çoğunluğunu elinde tutmasını sağlıyor. Bu durumda, Türkiye’deki faaliyetlerin nihai sahibi, Düsseldorf merkezli Henkel Ailesi ve borsadaki ortaklar grubudur; Türkiye’de yerel bir patron veya ortak bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, Henkel Türkiye veya Henkel markası kesinlikle bir İsrail malı değildir. Şirketin kuruluşu, patentleri ve ana sermayesi İsrail’e dayanmamaktadır.