Tarım sektöründe faaliyet gösteren çiftçiler ile kamu iktisadi teşebbüslerinin 2027 yılına yönelik stratejik hedefleri resmiyet kazandı. Açıklanan verilere göre, devlet kontrolündeki kurumlar hem piyasadaki fiyat istikrarını korumak hem de yerli üreticiyi desteklemek amacıyla kapsamlı bir alım operasyonuna hazırlanıyor.
Özellikle tarımsal hububat, çay ve şeker pancarı alanında faaliyet gösteren kamu kuruluşları, önümüzdeki dönemde milyonlarca tonluk ürün alımı gerçekleştirecek. Bu kapsamlı takvim, Türkiye genelindeki milyonlarca üretici aile için önemli bir ekonomik güvence oluşturuyor.
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2027 döneminde de piyasadaki fiyat politikalarını etkileyen stratejik konumunu sürdürecek. Kurum tarafından açıklanan alım hedeflerine göre, Türkiye genelindeki üreticilerden toplamda 5 milyon ton buğday satın alınması planlanıyor. Hububat sektörünün önemli bir diğer ürünü olan mısırda ise alım hedefi 1,5 milyon ton olarak belirlendi. TMO, piyasadaki fiyat dalgalanmalarını engellemek amacıyla alım taban fiyatlarını geleneksel olarak bölge bazlı harman ve hasat zamanlarına yakın tarihlerde kamuoyuna duyuracak. Bu alım miktarları, sanayici ve tüccarların tekliflerini doğrudan etkileyerek çiftçinin ürününü değerinde satabilmesine olanak tanıyacak.
Doğu Karadeniz bölgesindeki tarımsal ekonominin kalbinde yer alan ÇAYKUR, yaş çay üreticilerinin ürünlerini güvence altına alacak devasa kotasını açıkladı. Kurum, 2027 yılı çay sezonu boyunca bölgedeki çay üreticilerinden tam 700 bin ton yaş çay alımı gerçekleştirecek. Çay üreticilerinin merakla beklediği taban fiyat bilgisi ise yine sezon başlangıcında yetkililer tarafından açıklanacak.
Diğer taraftan, İç Anadolu ve Orta Karadeniz bölgelerindeki tarımsal istihdamın temelini oluşturan Türkşeker, fabrikaların hammadde ihtiyacını karşılamak adına 7,4 milyon ton şeker pancarı almayı hedefliyor. Sözleşmeli üretim modeli kapsamında yürütülen bu süreçte, çiftçilere üretim aşamasında avans ödemeleri yapılarak finansal kolaylık sağlanması amaçlanıyor.
Ekim 2026 tarihi itibarıyla aktif olan 19 kamu iktisadi teşebbüsünün yanı sıra özelleştirme portföyünde yer alan kamu paylı şirketlerin mali dengeleri de netleşti. Türkiye Denizcilik İşletmeleri, Sümer Holding ve Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ'nin de aralarında bulunduğu kuruluşların 2027 dönemi sonunda toplamda 137 milyar lira tutarında finansman fazlası vermesi öngörülüyor.
Kamu kuruluşlarının kurumsal altyapısını güçlendirmek ve stratejik projeleri hayata geçirmek amacıyla 2027 yılı için belirlenen toplam yatırım miktarı 754,2 milyar liraya ulaştı. Bu devasa yatırım bütçesinin en büyük dilimini, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yürütülen Karadeniz Sakarya Doğal Gaz Sahası Geliştirme Projesi oluşturuyor. Ülkenin enerji arz güvenliğini artırmayı hedefleyen bu projenin yanı sıra, TPAO, BOTAŞ, TEİAŞ, TCDD ve EÜAŞ gibi dev idarelerin yatırımları dış kaynaklı proje kredileriyle finanse edilecek.
Yeni dönem programı sadece alım ve yatırım rakamlarıyla sınırlı kalmayıp, kamu işletmelerinin idari yapılarında da dönüşümler getiriyor. Kamu iktisadi teşebbüslerinin ve bağlı yönetim kurullarının şeffaflık ile hesap verebilirlik ilkelerini artırmak adına kurumsal statüleri yeniden düzenlenecek. Bu kapsamda kurumların yürüttüğü faaliyetler kamusal hizmetler ve ticari operasyonlar şeklinde iki ayrı kategoride sınıflandırılacak.
Rekabetin yoğun olduğu ileri teknoloji ve araştırma geliştirme gerektiren sahalarda çalışan KİT'lerde, nitelikli insan kaynağını bünyede tutabilmek amacıyla esnek ücret politikaları uygulanacak. Ticari ve kamusal harcamaların birbirinden tamamen ayrılmasını sağlayacak gelişmiş bir maliyet muhasebesi altyapısına geçilmesi de planlanıyor.