Antalya'nın Kemer ilçesinde Hazine'ye ait taşınmazların, hak sahipliği ve fiili kullanım şartları oluşmadığı veya satışa engel durumlar bulunduğu halde belirli kişi ve aile çevrelerine geçirildiği iddiasıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Bu işlemlerle kamunun zarara uğratıldığı ve özel kişilere haksız ekonomik menfaat sağlandığı yönündeki bulgular soruşturmanın temelini oluşturuyor.
Soruşturma kapsamında Antalya merkezli Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçelerinin yanı sıra Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'de toplam 7 yerleşim birimindeki 21 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. İncelemeye alınan 80 Hazine taşınmazının ekonomik büyüklüğünün 10 milyar TL seviyesine ulaştığı belirtildi. Operasyonlarda Milli Emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivillerin de aralarında bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alındı.
Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmada, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve banka verileri, HTS ve baz kayıtları, tapu hareketleri, bakanlık müfettişliği ve ön inceleme raporları, bilirkişi raporları, taşınmaz satış dosyaları, teknik ve fiziki takip çalışmaları ile iletişimin dinlenmesi sonucu elde edilen kayıtlar detaylı bir şekilde değerlendirildi. Toplanan bulguların bütünlüğü, olayların münferit idari hatalar veya birbirinden bağımsız usulsüzlüklerle açıklanmasının zor olduğunu ortaya koydu. Kamu görevlileri ile sivil yararlanıcılar arasında süreklilik arz eden işlem, iletişim, para ve taşınmaz ilişkilerinin bulunduğu ve eylemlerin örgütsel bir yapı içerisinde gerçekleştirildiği tespit edildi.
Mevcut delillere göre, yapılanmanın Kemer'de görevli Milli Emlak Uzmanı Gökhan K.'nin sevk ve koordinasyonunda hareket ettiği kaydedildi. Milli Emlak personelinin, taşınmazların tespiti, kullanıcı ve hak sahiplerinin belirlenmesi, satış dosyalarının hazırlanması, satışa engel durumların değerlendirilmesi ve tescil süreçlerinde aktif rol aldığı belirtildi. Sivil kanadın ise uygun kişilerin belirlenmesi, taşınmazların edinilmesi, aile veya bağlantılı kişiler arasında devredilmesi ve elde edilen ekonomik menfaatin ilgili çevrede tutulması aşamalarında görev aldığı ifade edildi.
Soruşturma dosyasında yer alan tape kayıtları, soruşturmanın temel iddiasını destekleyen görüşmeleri içeriyor. Şüpheli Gökhan K. ile M.K. arasındaki bir görüşmede, tarımsal indirimli satış işlemlerine ilişkin vatandaşın tespiti yapılmadan beyana göre hareket edildiğine yönelik ifadeler yer alıyor. Bu görüşme, satış açısından belirleyici olan fiili kullanım ve hak sahipliği şartlarının gerektiği şekilde araştırılmadan işlem yapıldığının Gökhan K.'nin kendi anlatımıyla kabul edilmesi açısından önem taşıyor.
Başka bir görüşmede ise H.Y.'nin, “Kusursuz yanık bir yer olursa ayarla bana” sözlerine Gökhan K.’nın “Ayarlarım. Bir şey denk gelirse alırız sana” şeklinde yanıt verdiği belirtildi. Görüşmenin devamında Milli Emlak personeli Yunus F.'nin, Ovacık’ta yaklaşık 700 metrekarelik bir taşınmazı 15 bin TL’ye aldığını örnek olarak anlatması, Hazine taşınmazlarının kamu görevlisince üçüncü kişiler lehine “ayarlanabilecek” ekonomik değerler olarak ele alındığı tezini destekliyor.
Gökhan K. ile H.E. arasında geçen başka bir konuşmada 'Emaneti sende, sen takip edersin', 'Ben takip ediyorum abi, sıkıntı yok' ifadeleri; şüpheli Savaş Y. ile Asuman Y. arasındaki görüşmede ise 'Getirmiş mi emaneti, getirdiyse geleyim' şeklinde konuşmaların geçtiği tespit edildi. Usulsüz satış işlemlerinde rol alan kamu görevlileri ile taşınmazlardan yararlanan kişiler arasında doğrudan para transferleri, yüksek tutarlı nakit hareketleri, taşınmaz devirleri ve uzun süreli yoğun iletişim ilişkileri belirlendi. Bu detaylar, operasyonun boyutunu ve yapılanmanın karmaşıklığını bir kez daha gözler önüne seriyor.