Antalya'nın Kepez ilçesinde 24 yaşındaki Helin Nama'nın yaşamını yitirdiği olaya ilişkin davanın ilk duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi. Duruşmada tutuklu sanık İsmail K., kendisini savunarak olayın intihar olduğunu öne sürdü. Ancak Nama'nın ailesi, bu iddiaya karşı çıkarak olayın intihar olduğuna inanmadıklarını belirtti.
Olay, 18 Ocak tarihinde Kepez ilçesindeki Sütçüler Mahallesi'nde bir apartman dairesinde meydana geldi. Yaklaşık üç ay önce dini nikâhla birlikte yaşamaya başlayan Helin Nama ile İsmail K., Nama'nın ailesini ziyaret ettikten sonra evlerine döndü. İddiaya göre, evde henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. İsmail K., tartışmanın ardından Helin Nama'nın yatak odasına giderek kapıyı kilitlediğini, kendisinin ise konuşmak amacıyla kapıyı zorla açtığında genç kadını silahı alnına dayamış halde gördüğünü ifade etti. Sanık, Nama'ya yaklaştığı sırada silahın ateş aldığını ve genç kadını kucağına alarak hastaneye götürdüğünü belirtti. Başından ağır yaralanan Helin Nama, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Olayın ardından Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan İsmail K., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesi sonrası mahkemeye çıkarılan İsmail K., 'kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail K., 'kadına karşı kasten öldürme' ve 'ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma' suçlarından tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşmasında hazır bulundu. Duruşmada maktulün yakınları ve taraf avukatları da yer aldı.
Tanıkların dinlendiği duruşmada savunma yapan İsmail K., suçlamaları kabul etmediğini dile getirerek, “Eşimi çok seviyordum. Onu öldürmem için hiçbir sebep yoktu. 2025 yılının başında tanıştık, aynı yılın kasım ayında dini nikâh kıydık. Kendisine bir kez bile tokat atmadım, kötü söz söylemedim. Kadına yönelik şiddete karşı biriyim” dedi. Olaydan bir gün önce ailece yemek yiyip sohbet ettiklerini, olay günü ise sabah uyandıktan sonra eşinin annesiyle birlikte ailesinin evine gittiğini, kendisinin ise iş yerine geçtiğini anlattı. İsmail K., iş çıkışı kayınvalidesinin evine gittiklerini, duş almak için kendi evine geçtiğini ve eşinin kendisini arayıp 'Nerede kaldın?' diye sorduğunu ifade etti.
Akşam saatlerinde kayınpederini evine bırakmak için çıktığını belirten İsmail K., daha sonra dayısının oğlunu alarak Şarampol'e gittiklerini söyledi. Eşinin kendisini arayarak, 'Ne yapıyorsun, neredesin? Gel beni al, eve gideceğiz' demesi üzerine dayısının oğlunu evine bıraktığını anlattı. Şarampol'den çıktıkları sırada kayınbiraderinin aracını gördüklerini, selektör yaptığını ancak fark edilmediklerini, alt geçide girerken göz göze geldiklerini ve kendisini aradığında telefonunun meşgul olduğunu belirtti. Daha sonra Emrah isimli ağabeyinin kendisini arayarak yanındaki kişinin Helin olduğunu düşündüğünü söylemesi üzerine, yanındakinin dayısının oğlu olduğunu açıkladığını ifade etti.
Daha sonra Helin Nama'yı ailesinin evinden aldığını anlatan İsmail K., eve döndüklerinde aralarında tartışma çıktığını ileri sürdü. Sanık, dayısının oğluyla buluşacağını eşine haber vermediği için tepkili olduğunu düşündüğünü söyledi. Eve geldiklerinde eşinin yanına gelerek, 'Bana neden haber vermiyorsun?' diye sorduğunu, kendisinin de aradığında söylediğini belirttiğini ifade etti. Bunun üzerine eşinin, 'Sen benden önce davranacak, bana haber vereceksin' dediğini, kendisinin de 'Senden izin mi alacağım?' diye karşılık verdiğini ve aralarında haber verme ve izin alma konusunda tartışma çıktığını söyledi.
Nama'nın tartışmanın ardından yatak odasına giderek kapıyı kilitlediğini ileri süren sanık, “Kapının kilitlenme sesini duydum ve yatak odasının kapısına gittim. Kapıyı zorlayarak açtığımda silahı alnına dayamış haldeydi. 'Dur, ne yapıyorsun?' diyerek yaklaştığım sırada tetiğe bastı. Altı aydır kendime sürekli 'Neden?' diye soruyorum. Silah üzerinde elimin izinin bulunması tamamen silaha temas etmemden kaynaklanmaktadır. Olaya müdahale ettiğim için ellerimde atış artığı bulunmuş olabilir” şeklinde konuştu. Sanık, Helin Nama'yı apartmandan indirerek hastaneye götürdüğünü sözlerine ekledi.
Helin Nama'nın annesi ise kızının olaydan bir gün önce kendisine “Çok mutsuzum, pişmanım” dediğini aktarırken, baba da ölümün intihar olduğuna inanmadığını ifade etti.