Son dönemde sosyal medyada yayılan ve kamuoyunda tartışma konusu olan 'Liv Hospital İsrail malı mı?' sorusu, markanın kökenleri ve sahiplik yapısı incelendiğinde netlik kazandı. Türkiye'nin en büyük özel sağlık kuruluşu zincirlerinden MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş. (MLP Care) çatısı altında faaliyet gösteren Liv Hospital, tamamen Türk sermayesi ve girişimiyle kurulmuş bir marka olarak öne çıkıyor.

MLP Care grubunun kurucusu ve sağlık yönetimi alanında duayen kabul edilen Dr. Muharrem Usta liderliğindeki bu yapı, Medical Park ve VM Medical Park markalarını da bünyesinde barındırıyor. Liv Hospital'ın sahiplik yapısı, tek bir kişiye ait olmayıp, halka açık ve kurumsal ortaklı bir hisse yapısına dayanıyor. Borsa İstanbul’da (BİST: MPARK) işlem gören MLP Care bünyesinde yer aldığı için, mülkiyeti hissedarlar, kurucu ortaklar ve büyük yatırım fonları arasında paylaşılıyor. Dr. Muharrem Usta, Liv Hospital’ın en büyük kurucu ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı olmakla birlikte, kurumsal anlamda hastanenin sahibi tek bir şahıs değil.

Markanın kökenleri tamamen Türkiye Cumhuriyeti'ne dayanıyor. İlk olarak 2012 yılında İstanbul Ulus’ta hizmet vermeye başlayan Liv Hospital, Türk girişimciler ve doktorlar tarafından projelendirilmiş. Yönetim merkezi, operasyonel üssü ve hastanelerinin büyük çoğunluğu Türkiye sınırları içerisinde yer alıyor. Küresel standartlarda hizmet sunması ve yabancı dillerde yürüttüğü yoğun pazarlama faaliyetleri nedeniyle zaman zaman dış menşeili olduğu düşünülse de, kuruluş köken olarak tamamen yerli bir marka.

Tüketicilerin hassasiyet gösterdiği boykot listeleri söz konusu olduğunda ise, Liv Hospital hakkında herhangi bir boykot kararı ya da haklı bir gerekçe bulunmuyor. Markanın doğrudan veya dolaylı olarak toplumsal reaksiyon çekecek küresel siyasi krizlerin bir parçası olmadığı biliniyor. Finansal yatırımları, tescilli yapısı ve ticari faaliyetleri incelendiğinde boykot edilmesini gerektirecek bir durum söz konusu değil. Sağlık sektörü, doğası gereği evrensel insani değerlere ve Hipokrat yemini ilkesine bağlı olarak işler. Kurum, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına ve uluslararası ticaret hukukuna uygun olarak çalışan yerli bir sermaye grubunun parçası konumunda.

Markanın adı olan "Liv", İngilizce "Leading International Vision" (Öncü Uluslararası Vizyon) kelimelerinin baş harflerinden türetilmiş. İsimsel veya finansal olarak İsrail ile hiçbir ilişkisi bulunmuyor; %100 Türk sermayesiyle hayata geçirilmiş bir proje. Liv Hospital’ın İsrail devleti, ordusu veya İsrail menşeili herhangi bir siyasi/askeri oluşumla hiçbir desteği, organik bağı veya sponsorluk anlaşması bulunmadığı belirtiliyor. Türkiye merkezli bir kurum olarak, tamamen Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı mevzuatlarına göre yönetiliyor. Sosyal medyada yayılan asılsız iddiaların aksine, kurumun herhangi bir ülkeye veya siyasi tarafa maddi, lojistik ya da manevi yardım sağladığına dair hiçbir resmi kayıt veya bulgu bulunmuyor.