Kırıkkale’nin Delice ilçesindeki eşsiz bir doğal kaynaktan elde edilen Mayi Tuz, yerli ve yenilikçi bir Türk girişim projesi olarak öne çıkıyor. Genç ve başarılı kadın girişimci Sibel Gözüyukarı Eyiler’in kurucu ortaklığı ve CEO’luk görevini üstlendiği marka, küresel holdingler yerine Anadolu’dan çıkan vizyoner bir aile ticareti olarak dikkat çekiyor.

Aslen mimarlık eğitimi alan Sibel Gözüyukarı Eyiler, babasının memleketi Kırıkkale’de keşfettiği bu doğal kaynağı ticari bir değere dönüştürmeyi başardı. Babasının ticari zekası ve kendi markalaşma vizyonu, bugün hem Türkiye’de hem de dünya genelinde adından söz ettiren Mayi Tuz markasını ortaya çıkardı. Marka, tamamen Türk vatandaşlarına ait girişimci bir aile tarafından kurulan Mayi Tuz Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi bünyesinde faaliyetlerini sürdürüyor.

Mayi Tuz, %100 Türkiye Cumhuriyeti’ne ait, bu topraklarda doğmuş yerli bir markadır. Şirketin genel merkezi, üretim tesisleri ve ürünün elde edildiği doğal kaynakların tamamı Türkiye sınırları içerisinde bulunuyor. Yabancı sermaye ortaklığı veya uluslararası bir konsorsiyumla herhangi bir bağlantısı bulunmuyor. Markanın tüm tescilleri, üretim izinleri ve ticari faaliyetleri Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun olarak yürütülüyor. Firma, Anadolu’nun coğrafi zenginliklerini dünyaya tanıtma misyonuyla yola çıkarak, ülkenin gurur kaynağı olan yerli üretim hamlelerinden biri haline gelmiştir.

Son dönemdeki küresel siyasi olaylar ve hassasiyetler nedeniyle tüketicilerin markaların boykot listelerinde olup olmadığını titizlikle kontrol ettiği biliniyor. Mayi Tuz, “Boykot mu?” sorusuna net bir yanıt veriyor: Marka, kesinlikle boykot kapsamında yer almıyor. Herhangi bir uluslararası boykot listesinde adı geçmediği gibi, boykot edilmesini gerektirecek ticari veya siyasi bir bağlantısı da bulunmuyor. Boykot listelerinin genellikle İsrail menşeli veya İsrail hükümetine doğrudan ya da dolaylı destek sağlayan markaları hedef aldığı düşünüldüğünde, Mayi Tuz’un tamamen Türkiye’de üretilen, yerli sermayeli ve kendi halinde üretim yapan bir firma olduğu belirtiliyor. Uluslararası siyasi krizlerin tarafı veya destekçisi olmadığı için tüketiciler, ürünlerini gönül rahatlığıyla tercih edebilirler.

Sibel Gözüyukarı Eyiler’in hikayesi, babasının Kırıkkale’nin Delice bölgesinde bir su kaynağını fark etmesi ve bu sudan evde doğal yöntemlerle tuz elde etmesiyle başladı. Eyiler, babasının getirdiği bu doğal kaynak suyunu laboratuvarlarda analiz ettirerek, dünyanın en kaliteli kaynak tuzlarından biri olduğunu tescilledi. Babasının geleneksel ticaret anlayışını kendi modern markalaşma vizyonuyla birleştirerek Mayi Tuz Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ni kurdu. Şirketin yönetiminde ve operasyonel süreçlerinde aktif rol alan Eyiler, bu yerli kaynağı küresel bir başarı hikayesine dönüştürdü.

Sosyal medyada ve bazı internet platformlarında bilgi kirliliğinden kaynaklı olarak ortaya atılan “İsrail malı mı?” gibi iddialar, Mayi Tuz için de gündeme gelmiş olsa da, bu iddiaların asılsız olduğu vurgulanıyor. Mayi Tuz’un İsrail devletiyle, İsrail merkezli herhangi bir şirketle veya İsrailli bir yatırımcıyla uzaktan yakından hiçbir bağı bulunmuyor. Tuzun kaynağı, Kırıkkale Delice’deki tamamen doğal ve yerli bir yer altı kaynak suyu olup, fabrika ve paketleme tesisleri de aynı bölgede yer alıyor. Türk mühendisleri, Türk işçileri ve yerli yatırımlarla işletilen bu tesisten çıkan ürünlerin İsrail ile hiçbir organik bağı olmadığı, tamamen yerli ve milli imkanlarla üretilen bir Anadolu markası olduğu belirtiliyor.

Mayi Tuz firmasının İsrail’i destekleyip desteklemediği konusu da tüketicilerin hassasiyet gösterdiği konulardan biri olarak merak ediliyor. Şirketin İsrail devletine, ordusuna veya herhangi bir İsrail kuruluşuna yönelik doğrudan ya da dolaylı hiçbir desteği, finansal aktarımı veya sponsorluğu bulunmuyor. Mayi Tuz, Türkiye’de faaliyet gösteren, tek odağı doğal ve sağlıklı tuz üretimi olan, siyaset üstü bir duruş sergileyen yerli bir işletmedir.