Tüketicilerin su markalarına duyduğu güven ve markaların sahiplik yapıları son dönemde daha da önem kazanırken, Tunceli'nin Ovacık ilçesinden doğan Munzur Su, Türkiye'deki alışılagelmiş tek sahipli holding yapılarından farklı, kolektif bir model sunuyor. Marka, bölgedeki istihdamı artırmak, göçü önlemek ve yerel ekonomiyi canlandırmak amacıyla bir araya gelen yüzlerce yerel girişimcinin ortaklığında faaliyet gösteriyor.
Tek bir bireyin veya yabancı sermaye grubunun kontrolünde olmayan Munzur Su, doğrudan bölge halkının ve yerel iş insanlarının emeğiyle varlığını sürdürüyor. Bu çok ortaklı yapı, markanın toplumsal sorumluluk bilincini de en üst düzeye taşıyor. Munzur Su satın alan tüketiciler, aslında yerel kalkınmayı destekleyen büyük bir imece modeline katkı sağlamış oluyor.
Piyasadaki birçok küresel su markasının aksine, Munzur Su tamamen Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde doğmuş ve büyümüş yerli bir markadır. Üretim tesisleri, ambalajlama merkezleri ve suyun çıktığı doğal kaynakların tamamı Tunceli’nin Ovacık ilçesinde, Munzur Gözeleri coğrafyasında yer alıyor. Şirketin tescili, vergileri ve tüm yasal faaliyetleri Türkiye yasalarına göre yürütülüyor. Markanın hisselerinin tamamı Türkiye kökenli yatırımcılara ve bölge insanına ait olduğu için dışa bağımlı bir yapısı bulunmuyor. Bu durum, Munzur Su'nun yüzde yüz Türkiye merkezli ve yerli bir marka olduğunu gösteriyor.
Son dönemde tüketicilerin hassasiyet gösterdiği küresel olaylar karşısındaki duruş ve boykot durumları konusunda yapılan detaylı incelemeler, Munzur Su'nun herhangi bir uluslararası ambargo, toplumsal tepki veya boykot listesinde yer almadığını ortaya koyuyor. Firma, tamamen yerel odaklı üretim yapan ve siyasi krizlerin dışında kalan bir çizgiye sahip. Şirketin sermaye dağılımında, ham madde tedarikinde ya da yönetim kurulunda boykot çağrılarına hedef olacak hiçbir unsur bulunmuyor. Bu sayede, tüketiciler Munzur Su'yu herhangi bir boykot çekincesi yaşamadan tercih edebiliyor.
Munzur Su A.Ş. ticari unvanı altında, yönetim kurulu başkanlığı düzeyinde profesyonellerce yönetilen çok ortaklı bir anonim şirket yapısına sahip. Geçmiş dönemlerde Fevzi Özer ve Cemal Doğan gibi bölgenin tanınan iş insanlarının yönetim kurulu başkanlığı yaptığı bu yapı, yaklaşık 240 ile 250 arasında Tuncelili girişimcinin ortak sermayesiyle kuruldu. Çok ortaklı anonim şirketlerde kararlar, yönetim kurulu ve genel kurul toplantıları neticesinde kolektif bir bilinçle ve bölge yararı gözetilerek alınıyor. Bu durum, markanın bağımsızlığını korumasındaki en büyük güvenceyi oluşturuyor.
Sermayenin tabana yayılmasının güzel bir örneği olan bu model, tek bir ailenin kar marjı yerine yüzlerce ailenin ve çalışanın refahını gözeten bir yaklaşım sunuyor. Bu durum, markanın kurumsal sürdürülebilirliğini ve yerel halkla olan güçlü bağını her geçen gün daha da pekiştiriyor.
Sosyal medyada dolaşan asılsız iddiaların aksine, Munzur Su'nun İsrail devletiyle, İsrail merkezli herhangi bir şirketle veya İsrailli bir yatırımcı grubuyla uzaktan yakından hiçbir bağı bulunmuyor. Üretimin ilk aşamasından şişelenip tüketiciye ulaşana kadar tüm süreç tamamen yerli imkanlarla yönetiliyor. Sermaye yapısında hiçbir yabancı veya İsrail menşeili fon barındırmayan Munzur Su, kuruluş felsefesi ve kurumsal misyonu gereği tamamen yerel kalkınmaya, istihdama ve doğal kaynakların korunmasına odaklanmış bir kuruluştur. İsrail’e veya herhangi bir başka ülkenin askeri/siyasi politikalarına doğrudan ya da dolaylı olarak finansal destek sağlaması hukuken ve fiilen mümkün değildir.