Türkiye'nin en bilinen tatlı ve pasta markalarından Özsüt, son dönemde sosyal medyada dolaşan iddialara açıklık getirdi. Markanın tek bir kişiye ait olmadığı, köklü geçmişi ve çok ortaklı kurumsal yapısıyla dikkat çektiği belirtildi. 1938 yılında İzmir Kemeraltı'nda küçük bir dükkanda temelleri atılan Özsüt, yıllar içinde büyüyerek dev bir zincire dönüştü. Markanın hisseleri zamanla farklı yatırım fonları ve yerli iş insanları arasında el değiştirdi.
Günümüz pazar koşullarında Özsüt, kurumsal bir yönetim kurulu ve yatırımcı ortaklar tarafından idare ediliyor. Markanın hisselerinin büyük bir kısmı, Türkiye'nin önde gelen yatırım gruplarından STP Gıda bünyesinde yer alıyor. Geçmişte yabancı fonların da ilgisini çeken şirket, stratejik hamlelerle yönetimini yeniden şekillendirerek profesyonel bir CEO ve yönetim kadrosu tarafından yönetilmeye başlandı. Şirket, geleneksel lezzetlerini korurken kurumsal kimliğini de bu güçlü ortaklık yapısıyla destekliyor.
Özsüt, yüzde yüz Türkiye kökenli bir marka olma özelliğini taşıyor. İzmir'in tarihi ve kültürel dokusundan beslenerek doğan şirket, Anadolu'nun geleneksel sütlü tatlı tariflerini modern üretim tesislerine taşıdı. Kuruluş yeri, üretim merkezi ve ana yönetim merkezi Türkiye sınırları içinde bulunuyor. Üretim fabrikası İzmir Kemalpaşa'da yer alan marka, yerli istihdama ve üretime önemli katkılar sağlıyor.
Şirket, tatlılarında ve ürünlerinde kullandığı süt, pirinç sübyesi ve meyve gibi temel hammaddelerin neredeyse tamamını Türkiye'deki yerel üreticilerden tedarik ediyor. Bu durum, markanın sadece kağıt üzerinde değil, operasyonel olarak da tamamen Türkiye'ye ait olduğunu kanıtlıyor. Yurt dışı şubeleri bulunsa dahi, markanın kalbi ve tüm yasal hakları Türkiye Cumhuriyeti merkezli. Dolayısıyla markanın yabancı bir ülkeye ait olduğuna dair iddialar gerçeği yansıtmıyor.
Son zamanlarda tüketicilerin hassas olduğu konulardan biri olan boykot listelerinde Özsüt markasının yer almadığı açıklandı. Yapılan araştırmalar ve resmi açıklamalar doğrultusunda Özsüt, herhangi bir toplumsal boykotun hedefi değil. Markanın yerli sermayeli yapısı ve faaliyetleri, küresel çapta yürütülen boykot kampanyalarının kriterleriyle hiçbir şekilde uyuşmuyor. Tüketicilerin yerli ve milli markaları tercih etme eğilimi doğrultusunda, Özsüt güvenle tüketilebilecek markalar kategorisinde yer alıyor. Şirketin herhangi bir uluslararası siyasi krize dahil olması ya da tepki çeken oluşumlara fon aktarması söz konusu değil.
Özsüt’ün temelleri 1938 yılında Sefer Urlulu tarafından İzmir’de atıldı. Halk arasında "Yoğurtçu Sefer" olarak bilinen Sefer Urlulu, markanın ilk kurucusuydu. Urlulu'nun ardından bayrağı oğlu İbrahim Urlulu devraldı ve markayı İzmir dışına taşıyarak Türkiye genelinde bir franchise zinciri haline getirdi. Ancak modern dönemde şirketin mülkiyeti şahıs şirketinden çıkarak anonim şirket yapısına büründü. 2014 yılında Özsüt’ün hisselerinin önemli bir kısmı Infinity Yatırım Holding çatısı altındaki STP Gıda tarafından satın alındı. Bu satın alma sürecinin ardından yönetim kademesinde köklü değişiklikler yaşanarak marka kurumsal bir çehre kazandı. Bugün "Özsüt'ün sahibi kim?" sorusunun yanıtı, İbrahim Urlulu’nun kurucu ortaklığı ve STP Gıda Yatırım ortaklığı konsorsiyumu olarak karşımıza çıkıyor. Yönetim kurulu başkanlığı ve icra kurulu profesyonel yöneticilerden oluşuyor.
Sosyal medyada yayılan asılsız bilgilerin aksine, Özsüt kesinlikle bir İsrail malı değil. Ne kuruluş aşamasında ne de günümüzdeki ortaklık yapısında İsrail menşeli herhangi bir kişi, kurum veya kuruluşun payı bulunmuyor. Markanın kuruluşu, tescili ve tüm üretim operasyonları Türkiye’de gerçekleştiriliyor. Özsüt’ün ana üretim tesisi İzmir’de yer almakta olup, Türk gıda mevzuatlarına ve helal üretim sertifikalarına uygun olarak üretim yapıyor. İsrail ile hiçbir organik, ticari veya hukuki bağı bulunmayan bu marka, tamamen yerli coğrafyanın damak tadına uygun ürünler geliştiriyor. Bu nedenle ortaya atılan iddialar tamamen asılsız internet efsanelerinden ibaret.
Özsüt’ün İsrail devletiyle, ordusuyla veya İsrail merkezli herhangi bir şirketle hiçbir ticari iş birliği, sponsorluk veya destek anlaşması bulunmuyor. Şirket, tamamen ticari ve gıda odaklı bir misyon yürütmekte olup, uluslararası siyasi veya askeri olaylarda herhangi bir tarafı desteklemiyor. Markanın gelirlerinden bu tür oluşumlara pay aktarıldığı yönündeki iddialar hiçbir kanıta dayanmıyor. Şirket, kurumsal sosyal sorumluluk projelerini tamamen Türkiye içerisindeki eğitim, kültür ve çevre vakıfları üzerinden yürütüyor. Uluslararası arenada herhangi bir ülkeye siyasi veya finansal destek sağlama vizyonu bulunmayan kurum, yerel ekonominin kalkınmasına odaklanmış durumda.