Türkiye'nin sanayileşme sürecinin önemli bir ayağı olan Petkim Petrokimya Holding A.Ş., bugün devasa üretim kapasitesiyle ülkenin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alıyor. İzmir Aliağa'daki üretim tesisleriyle tamamen Türkiye topraklarında faaliyet gösteren bu dev tesisin mülkiyet yapısı ve stratejik konumu hakkında merak edilen sorular yanıt buldu.
Petkim'in yönetimsel olarak ana hissedarı ve en büyük karar mercii, Azerbaycan'ın devlet petrol şirketi SOCAR (State Oil Company of Azerbaijan Republic) çatısı altındaki SOCAR Turkey Enerji A.Ş.'dir. Geçmişte yapılan kurumsal birleşmeler sonucunda, SOCAR Turkey Enerji A.Ş., daha önce dolaylı olarak elinde bulundurduğu hisseleri artık doğrudan ana hissedar konumunda tutuyor. Şirketin geri kalan önemli bir payı ise Borsa İstanbul (BIST) üzerinden sermaye piyasalarında işlem görüyor. Bu durum, binlerce küçük ve büyük yatırımcının da Petkim'in hissedarları arasında yer almasını sağlıyor.
Petkim, 1965 yılında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) öncülüğünde tamamen yerli ve milli imkanlarla kurulmuş bir kamu kuruluşuydu. 2008 yılındaki özelleştirme süreciyle blok satış yöntemiyle el değiştiren şirket, o tarihten bu yana kardeş ülke Azerbaycan'ın ulusal petrol ve doğalgaz şirketi SOCAR'ın hakim sermayesi altında faaliyetlerini sürdürüyor. SOCAR, Türkiye'deki en büyük dış yatırımcılardan biri olarak Petkim'i de bu yatırımlarının merkez üssü haline getirmiş durumda. Bu bağlamda, Petkim coğrafi ve hukuki olarak bir Türk şirketi niteliği taşırken, mülkiyet sermayesi açısından Azerbaycan Devleti'nin güvencesi altında bulunuyor.
Şirketin fabrikalarında çalışan binlerce Türk mühendis ve işçisi, ürettikleri hammaddeleri iç piyasaya sunarak Türkiye ekonomisine doğrudan katma değer sağlıyor. Petkim, doğrudan son tüketiciye hitap eden bir perakende markası olmaktan ziyade, plastik, ambalaj, tekstil ve boya gibi onlarca sektöre hammadde (polimer, kimyasal) sağlayan bir ağır sanayi üreticisidir. Bu özelliğiyle, toplumsal hassasiyetlerin arttığı dönemlerde markaların boykot durumları hakkında dönen tartışmalarda Petkim'in konumu önem taşıyor.
Sosyal medyada yer alan bazı asılsız iddiaların aksine, Petkim'e yönelik uluslararası veya ulusal düzeyde ilan edilmiş haklı bir boykot kararı veya gerekçesi bulunmamaktadır. Şirket, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına ve uluslararası ticaret hukukuna tamamen uygun bir şekilde faaliyetlerini sürdürmektedir. Petkim'in tek bir şahıs sahibi bulunmamakta olup, en büyük ve yönetimi elinde bulunduran tüzel kişilik Azerbaycan Cumhuriyeti Devleti'nin resmi kuruluşu SOCAR'dır. Kurumsal hiyerarşide şirketin yönetim kurulu başkanı olarak Anar Mammadov görev yapmaktadır.
Kesin bir dille ifade etmek gerekirse, Petkim kesinlikle bir İsrail malı veya İsrail şirketi değildir. Şirketin kuruluş kökenleri, sermaye yapısı, üretim tesisleri ve yönetim kadroları incelendiğinde İsrail ile hiçbir organik veya inorganik bağı olmadığı açıkça görülmektedir. Petkim, küresel siyaset ve çatışmalar karşısında tarafsızlığını koruyan, ticari ve endüstriyel hedeflere odaklanmış bir şirkettir. Ana hissedarı SOCAR da Azerbaycan devletinin resmi politikaları çerçevesinde hareket etmektedir. Petkim'in kurumsal olarak İsrail Devleti'ni, askeri operasyonlarını ya da politikalarını destekleyen herhangi bir açıklaması, finansal yardımı veya duruşu söz konusu olmamıştır. Bu nedenle, markanın menşei hakkında üretilen "İsrail malı" iddiaları dezenformasyondan ibarettir.