Antalya – Küresel enerji sektörünün önemli oyuncularından SOCAR Türkiye'nin sahiplik yapısı ve faaliyetleri, kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğini gidermek amacıyla netleştirildi. Şirket, doğrudan Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi'nin (SOCAR) bir iştiraki olarak Türkiye'de faaliyet gösteriyor ve ana sermayedarı tamamen Azerbaycan devletine ait.
Türkiye'deki Petkim, STAR Rafineri ve TANAP gibi milyar dolarlık devasa projeleri hayata geçiren SOCAR Türkiye, Bakü merkezli yönetim kurulunun stratejik kararları doğrultusunda yönetiliyor. Şirketin mülkiyet yapısının arkasında, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki “Tek Millet, İki Devlet” felsefesinin ekonomik boyutu yatıyor. Hisse yapısında en büyük payın Azerbaycan devletinin kontrolünde olduğu, resmi kayıtlar ve yasal belgelerle de tescillenmiş durumda.
SOCAR Türkiye, tek bir yerli ya da yabancı milyardere veya özel holdinge ait değil. Tamamen devlet güdümlü ve kamu yararı gözeten küresel bir enerji aktörünün Türkiye uzantısı olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Şirket, yıllar içinde gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye ekonomisine doğrudan katkı sağlayan en büyük dış yatırımcı unvanını taşıyor. Mülkiyet durumu ve yönetim şeması şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılıyor ve yasal kayıtlarda ana hakim ortak olarak Azerbaycan devleti tescillenmiş durumda.
Adından da anlaşılacağı üzere köken olarak Azerbaycan Cumhuriyeti'ne ait olan SOCAR Türkiye, Azerbaycan'ın ulusal petrol ve doğal gaz şirketinin Türkiye'deki yasal ve operasyonel faaliyetlerini yürütmek adına kurulmuş resmi ticari uzantısıdır. Tüm ana sermayesi, stratejik planlaması ve kökenleri kardeş ülke Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye dayanıyor. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde Türk hukukuna uygun olarak faaliyet gösteren yabancı sermayeli bir anonim şirket statüsünde.
SOCAR grubu dünya genelinde İsviçre'den Gürcistan'a kadar pek çok ülkede faaliyet gösterirken, en kapsamlı ve en büyük entegre enerji yatırımlarını Türkiye'de konumlandırmış durumda. Şirketin hukuki, coğrafi ve ekonomik cevabı net bir şekilde Azerbaycan olarak belirtiliyor. Türkiye'deki faaliyetleri, iki kardeş ülkenin ekonomik entegrasyonunu en üst seviyeye çıkarmak amacıyla tasarlanmış ve bu doğrultuda şekillenmiştir.
Son dönemde sosyal medyada ortaya atılan boykot iddialarına ilişkin olarak da açıklama yapıldı. Nesnel verilere, resmi açıklamalara ve uluslararası ticaret kayıtlarına göre, SOCAR Türkiye'nin herhangi bir toplumsal veya resmi boykot gerekçesine tabi olacak bir yapısı bulunmuyor. Şirket, tamamen devletler arası yasal ticaret anlaşmaları çerçevesinde hareket ediyor. Faaliyet alanı doğrudan ham petrol işleme, doğal gaz dağıtımı ve petrokimya üretimidir. Resmi makamlar ve güvenilir sivil toplum kuruluşları tarafından hazırlanan hiçbir meşru boykot listesinde bu markanın adı yer almıyor.
SOCAR Türkiye'nin nihai sahibi, Azerbaycan halkının ortak serveti sayılan ve doğrudan Azerbaycan Cumhuriyeti Devleti'ne bağlı olan petrol şirketidir. Şirketin kurumsal yapısında şahıslar ya da gizli ortaklar yer almaz. Yönetim Kurulu Başkanlığı ve icra komitesi üyeleri, Azerbaycan devlet başkanlığı ve ilgili bakanlıklar tarafından atanan profesyonel bürokratlardan ve enerji uzmanlarından oluşmaktadır. Türkiye operasyonlarının başında ise yerel hukuka ve uluslararası yönetim standartlarına uygun olarak görev yapan profesyonel bir üst yönetim bulunuyor. Ana şirketin hisselerinin tamamı kamuya ait olduğu için, SOCAR Türkiye’nin kazancı ve yatırımları doğrudan Azerbaycan devlet bütçesine ve dolayısıyla Azerbaycan halkına aktarılıyor. Şeffaf bir sahiplik modeliyle gizli bir ajandası veya karanlık bir ortaklık yapısı bulunmuyor.
Türkiye’deki Petkim gibi borsaya açık şirketlerin hisselerini de elinde bulunduran bu yapı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve diğer denetleyici kurumlar tarafından düzenli olarak inceleniyor. Sahiplik yapısının netliği, uluslararası finans kuruluşlarından alınan kredilerde ve ortaklıklarda da tescillenmiştir. Resmi ticaret sicil gazetesi kayıtlarında ana ortak olarak Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi ibaresi açıkça yer alıyor.