Ticaret Bakanlığı denetim ekipleri, tüketici manipülasyonuna yol açan haksız ticari uygulamalara karşı harekete geçti. İstanbul Kadıköy'de bir halı mağazasının vitrininde bir yıldır asılı duran 'kapatıyoruz ve zararına' ibareli tabelalar bakanlığın dikkatini çekti. İşletmenin tasfiye sürecine girmediği ve faaliyetine devam ettiği belirlenince, bu durumun tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını yanıltmaya yönelik haksız bir ticari uygulama olduğu tespit edildi.
Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, söz konusu mağazanın ilgili yönetmeliklere ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a aykırı davrandığı saptandı. Reklam Kurulu, işletmeye idari para cezası uygularken, yanıltıcı nitelikteki vitrin reklamlarının da derhal kaldırılmasına karar verdi. Bu tür gerçek dışı tasfiye ilanlarının piyasadaki dürüst rekabet ortamına zarar verdiği de vurgulandı.
Bir diğer önemli denetim dosyası ise ev ve dekorasyon ürünleri satan büyük bir zincir mağazayı kapsadı. Şirketin İstanbul ve Mersin'deki şubelerinde yüzde 80 oranında indirim duyurulan kampanyalar Reklam Kurulu tarafından mercek altına alındı. Tüketicilerde büyük bir fiyat avantajı algısı yaratan bu kampanyanın gerçekliği araştırıldı.
Hukuki değerlendirmeler sonucunda, şirketin vaat ettiği yüksek indirim oranlarını yasal olarak ispatlayamadığı ortaya çıktı. İlgili kanun maddelerine aykırılık teşkil eden bu durum nedeniyle firmaya iki ayrı dosya üzerinden toplam 216 bin 740 lira tutarında idari para cezası kesildi. Ayrıca, yanıltıcı reklamların derhal durdurulmasına hükmedildi.
Ticaret mevzuatına göre, bir üründe indirim duyurulabilmesi için satıcıların belirli kurallara uyması zorunlu. İşletmelerin indirimli fiyatın yanı sıra, indirimden önceki satış fiyatını da tüketicilere açıkça göstermesi gerekiyor. Özellikle indirim öncesi fiyat belirlenirken, son 30 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınması büyük önem taşıyor. Kampanya döneminden hemen önce ürün fiyatlarını yapay olarak artırıp ardından büyük indirim adı altında satış yapmaya çalışmak yasal olarak kabul görmüyor. İlan edilen indirim oranının ve avantajın gerçek olduğunu kanıtlama sorumluluğu tamamen satıcıya ait. Bu kurallara uymayan işletmelerin denetimler sonucunda ciddi yaptırımlarla karşılaşması kaçınılmaz.
Uzmanlar, özellikle kasım ayında yoğunlaşan alışveriş kampanyalarında tüketicilerin dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Alışveriş yapmayı düşünen kişilerin, almak istedikleri ürünlerin fiyatlarını haftalar öncesinden takip etmesi, suni indirimleri ve aldatmacaları kolayca fark etmelerini sağlayacak en güvenilir yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.
Piyasada 'son gün' veya 'stoklarla sınırlı' gibi baskı unsuru içeren, hızla tükenen fırsatlar algısı yaratan ifadeler de bilinçli tüketiciler tarafından dikkatle incelenmeli. Vatandaşların bu tür psikolojik yönlendirmelere kapılmadan, güvenilir satıcıları tercih ederek ve fiyat geçmişini sorgulayarak alışveriş yapması, hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor.