Ankara'da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde tarihi bir dönüm noktası oldu. Zirvede, Türk dünyasının geleceğine yönelik önemli kararlar alınırken, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in Rusya'nın TDT'ye gözlemci üye olarak katılması önerisi ve Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov'un konuya ilişkin olumlu görüşleri gündeme geldi.
Zirveye ilişkin Anadolu Ajansı muhabirine açıklamalarda bulunan Kürşad Zorlu, Ankara Bildirisi ile ekonomiden siyasete, dış politikadan kültür ve sosyal ilişkilere kadar pek çok alanda kararlar alındığını belirtti. Türkiye'nin dönem başkanlığını üstlenmesinin önemli bir aşama olduğunu vurgulayan Zorlu, bu dönemde alınan kararların takipçisi olacaklarını ve 2027 yılının Türk dünyasının çok daha fazla konuşulduğu bir yıl olacağını ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Beştepe Millet Ormanı'nda oluşturulan Medeniyet Parkı'nın da devletlerin gelecek nesillere en güçlü mesajlarından biri olduğunu dile getiren Zorlu, parkın girişinde Ahlat Mezar Taşlarının, çıkışında ise 16 Türk Devleti bayrağı altında Bilge Kağan, Tonyukuk ve Kül Tigin yazıtlarının birebir örneklerinin yer aldığını hatırlattı. Türk dünyası liderlerinin burada verdiği tarihi fotoğrafın, kadim tarih ve gelecek ufku açısından önemli bir mesaj taşıdığını kaydetti.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'in Rusya'nın TDT'ye gözlemci üye olarak katılması önerisi ve Kremlin Sözcüsü Peskov'un olumlu açıklamalarına ilişkin olarak ise Zorlu, konunun son derece hassas ve önemli olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, kültürel işbirliği için yeni bir öneri getiren Zorlu, son dönemde TDT'ye olan ilginin hızla arttığına dikkat çekti. Orta Koridor temelinde ortaya çıkan somut gerçekliğin, Türk devletlerinin Doğu-Batı aksında sahip oldukları yükselen stratejik değeri pek çok ülkenin dikkatini çektiğini ve Teşkilatla diyalog isteğini artırdığını söyledi.
Zirveden bir gün önce üye ülke liderlerinin katılımıyla gerçekleştirilen resmi akşam yemeğini bu durumun bir örneği olarak gösteren Zorlu, ABD Başkanı Sayın Trump'ın Zirve'ye ilişkin tebrik telefonu ve Rusya'nın yaklaşımının, Teşkilatın önemini ortaya koyduğunu belirtti. Rusya Federasyonu konusuna değinirken, bu ülkede tarihsel ve etnik köken olarak ortaklığımız bulunan milyonlarca insanın yaşadığını ifade eden Zorlu, Tataristan, Başkurdistan, Yakutistan başta olmak üzere birçok bölgede kültürel bağların derin olduğunu ve bu açıdan Rusya ile kültürel diyaloğun son derece doğal olduğunu sözlerine ekledi.
TDT'nin ortak dil, tarih, kültür ve gönüllülük esasına dayalı, bağımsız Türk Devletlerinin oluşturduğu bir işbirliği mekanizması olduğuna işaret eden Zorlu, Teşkilatın kuruluş felsefesinin ve Nahçıvan Antlaşması'ndaki resmi üyelik kriterlerinin belli olduğunu hatırlattı. İstanbul'da 2021'de düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi Devlet Başkanları 8. Zirvesi'nde gözlemcilikle ilgili kabul edilen tüzükte net bir dil şartı getirildiğini anımsatan Zorlu, buna göre gözlemci üyelik için yalnızca Türk dillerinden veya akraba dillerden birini tüm ülke sathında resmi yazışma dili olarak kabul etmiş devletlerin başvurabileceğini belirtti. Bu kategorinin dışında kalan üçüncü ülkelerle Teşkilat arasında karşılıklı menfaatler temelinde esnek bir işbirliği tesis edilmesinin amaçlandığını ve geçen sene TDT Plus işbirliği modelinin benimsendiğini sözlerine ekledi.