Türk havacılık ve savunma sanayii, küresel rekabet gücünü artırmak ve mühendislik potansiyelini yükseltmek hedefiyle kapsamlı bir dönüşüm sürecine girdi. Bu stratejik hamleyle birlikte, Türkiye'nin gökyüzündeki bağımsızlığını pekiştirecek güç sistemleri projeleri, TEI TEKNOLOJİ markası altında tek bir çatı altında birleştiriliyor.

Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen bu geniş kapsamlı yapılanma, yerli motor üretimi ve AR-GE faaliyetlerinde yeni bir dönemi başlatıyor. Yıllardır ayrı yollarda ilerleyen TEI ve TRMOTOR şirketlerinin kritik geliştirme faaliyetleri, iş birliğini en üst düzeye çıkarmak amacıyla stratejik bir yapıda buluşturuluyor. Alınan kararla TRMOTOR, bundan sonraki süreçte TEI TEKNOLOJİ ticari unvanını alarak tüm geliştirme faaliyetlerinin odağı haline gelecek.

Projenin devir süreçlerinde insan kaynağı ve teknik birikim, yeni kurumsal yapının temelini oluşturacak. Fikri ve sınai hakları Savunma Sanayii Başkanlığına ait olan TF35000 ve TS3000 motor projeleri ile kritik malzeme teknolojileri çalışmaları, TEI TEKNOLOJİ bünyesine aktarılıyor. Bu kapsamda, daha önce TEI çatısı altında bu projelerde görev yapan deneyimli mühendisler ve uzman teknik ekipler, yeni organizasyonda çalışmalarına kesintisiz devam edecek.

Oluşturulan bu bütünleşik mimari, yardımcı güç üniteleri ve özgün motor geliştirme süreçlerinin entegre bir biçimde yürütülmesine imkan tanıyor. Bu değişiklik sayesinde projeler arasındaki koordinasyon eksiklikleri giderilirken, bilgi akışı hızlanacak ve güvenilirliği artacak. Mühendislik kapasitesinin verimliliğini en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan bu dönüşüm, geliştirme aşamalarının takvimine uygun ve aksamadan tamamlanmasını sağlayacak.

1985 yılından bu yana Türk havacılık sanayisinin öncü kuruluşlarından biri olan TEI, devasa imalat altyapısı ve test olanaklarıyla mevcut rollerini güçlendirerek sürdürecek. Türk Havacılık Uzay Sanayii, GE Aerospace, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ve Türk Hava Kurumu ortaklığıyla faaliyet gösteren TEI, dünya genelindeki uçak motoru üreticilerine sunduğu parça ve modül imalat süreçlerinde herhangi bir değişikliğe gitmeyecek. Şirket; CFM LEAP, GE Aerospace GEnx ve GE9X gibi 50'den fazla uluslararası askeri ve sivil projede üstlendiği imalat ve montaj sorumluluklarına odaklanmaya devam edecek.

Yerli motor projelerinin olgunlaşan modelleri ve seri üretim aşamasına geçen ürünlerin teslimatları da TEI tarafından yönetilmeye devam edilecek. Küresel pazardaki mevcut mühendislik tecrübesini koruyan şirket, uluslararası ortaklıkları genişletmeye ve seri üretim kapasitesini sürekli artırmaya yönelecek. Böylece TEI, geliştirme aşamasını tamamlayan sistemlerin kitlesel imalatını, saha servis desteğini ve bakım faaliyetlerini üstlenen bir üretim devi olarak konumunu pekiştirecek.

Havacılık motorları ve modern güç sistemleri alanında milli imkanlarla çözümler geliştirmek amacıyla 2017 yılında faaliyete başlayan TRMOTOR, bu radikal kararla TEI TEKNOLOJİ adı altında yeni bir kimlik kazanıyor. Savunma Sanayii Başkanlığına ait stratejik projelerin, malzeme teknolojilerinin ve yardımcı güç ünitesi programlarının aynı çatı altında birleştirilmesi, yönetim süreçlerine çeviklik katacak. Mühendislik kaynaklarının tek bir havuzda toplanması sayesinde, geleceğin yeni nesil havacılık projelerinde zaman ve maliyet kayıplarının önüne geçilecek.

Geliştirme operasyonlarının tek elden yürütülmesi, Türkiye’nin havacılık alanındaki bağımsızlık hedeflerine ulaşmasında anahtar bir rol oynayacak. TEI TEKNOLOJİ, ülkenin ihtiyaç duyduğu yüksek teknolojili motor sistemlerinin tasarım, simülasyon ve prototip test süreçlerini en ileri standartlarda yürütecek. Tek bir hedef doğrultusunda odaklanan bu birleşik organizasyon, savunma sanayinin yurt dışına olan bağımlılığını en aza indirmek için önemli bir ivme sağlayacak.

Yeni görev dağılımı kapsamında, yerli platformların güç ihtiyacını karşılayan bazı kritik projeler TEI bünyesinde kalmaya devam edecek. İlk milli helikopter motoru olan TS1400 ile insansız hava araçlarına güç veren PD170 motor programları, TEI sorumluluğunda yürütülmeyi sürdürecek. Bu kararla birlikte, söz konusu motorların seri üretimi, sistem entegrasyonu, nihai teslimatları ve sahada ortaya çıkan kullanıcı ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanması güvence altına alınmış oluyor.

Taraflar arasında sağlanan mutabakat uyarınca, Savunma Sanayii Başkanlığı denetimindeki TF35000 ve TS3000 projelerinin TEI TEKNOLOJİ'ye devir işlemleri hassas bir takvim çerçevesinde devam ediyor. Geçiş dönemi boyunca mevcut projelerin takvimlerinde herhangi bir sarkma yaşanmaması, teknik faaliyetlerin duraksamaması ve yürürlükteki taahhütlerin tam zamanında yerine getirilmesi esas alınıyor. İki dev kuruluş arasındaki bu uyumlu geçiş süreci, Türkiye’nin havacılık geleceğindeki yerli motor vizyonunu daha güçlü kılmayı hedefliyor.