Türkiye genelinde gayrimenkul piyasası, yılın ilk dokuz aylık döneminde karmaşık bir tablo sergiledi. Türkiye İstatistik Kurumu ve Merkez Bankası verilerine göre, toplam gayrimenkul devri geçen yılın gerisinde kalmasına rağmen, finansman kullanımındaki artış sektör temsilcilerinin odağı oldu.

Gayrimenkul uzmanları, toplam hacimdeki daralmaya karşın kredi mekanizmalarının yeniden aktifleşmesini piyasanın geleceği açısından kritik olarak değerlendiriyor. Alıcıların finansal tercihlerindeki bu değişim, konut piyasasında maliyet baskısına rağmen talebin tamamen kesilmediğini gösteriyor. Dönemsel fırsatlar ve sezonluk etkilerle birlikte, alıcıların bir kısmı nakit yerine banka kredilerine yöneldi.

Ocak-Eylül döneminde ülke genelinde 1 milyon 92 bin 919 adet konut el değiştirdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla (1 milyon 177 bin 125 adet) pazarda yüzde 7,1'lik bir gerileme kaydedildi. Bu hacim kaybının büyük ölçüde ikinci el konut işlemlerinden kaynaklandığı tespit edildi. İkinci el pazarındaki yüzde 10'luk düşüşle 733 bin 6 adet işlem gerçekleşirken, ilk defa satılan konut miktarı ise yüzde 0,6 gibi sınırlı bir azalmayla 359 bin 913 seviyesinde kaldı. Toplam satışların yüzde 67,1'ini ikinci el gayrimenkuller, yüzde 32,9'unu ise sıfır konutlar oluşturdu.

Finansman kanallarındaki yüksek maliyetlere rağmen, banka kredisiyle yapılan konut alımlarında beklenmedik bir artış yaşandı. Yılın ilk dokuz ayında ipotekli satış yöntemiyle tamamlanan konut devirleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,7 yükselerek 212 bin 210 adede ulaştı. Banka kredisi içeren işlemlerin toplam satışlar içindeki payı yüzde 14,5'ten yüzde 19,4'e tırmandı. Bu durum, satılan her beş evden yaklaşık birinin kredi imkanlarıyla finanse edildiğini gösterdi. Nakit ve kredi dışı yöntemlerle gerçekleşen diğer konut satışları ise yüzde 12,5 azalarak 880 bin 709 adede geriledi.

Ekonomistler, ipotekli satışlardaki bu hareketliliği, alıcıların ilerleyen dönemlerde olası faiz indirimi beklentilerine bağlıyor. Ayrıca bankaların düzenlediği dönemsel kampanyalar ve inşaat firmalarının sunduğu özel finansman çözümleri de tüketicilerin borçlanma kararlarını etkileyen faktörler arasında yer aldı.

Sadece Eylül ayı verilerine bakıldığında ise 142 bin 390 adet gayrimenkul satışı tamamlandı. Bu değer, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,3'lük bir gerilemeye işaret etse de, bir önceki aya kıyasla yüzde 11,8 oranında önemli bir ivmelenmeyi temsil etti. Sonbahar başlangıcındaki bu toparlanma, yaz döneminde ertelenen alım kararlarının yeniden gündeme geldiğine dair güçlü sinyaller verdi.

Ticari gayrimenkul tarafında ise yılın dokuz aylık periyodunda iş yeri satışları yüzde 5,1 azalarak 135 bin 543 adede geriledi. Konut piyasasındaki ipotekli satış trendine benzer şekilde, ticari alanlarda da kredili alımlar dikkat çekici bir grafik çizdi. İş yeri alımlarında ipotekli işlem sayısı yüzde 61'in üzerinde bir artış kaydederek 6 bin 35 adede ulaştı. Piyasadaki bu göstergeler, yatırımcıların geleceğe yönelik beklentilerini şekillendiren güncel veriler olarak öne çıkıyor.