İsviçre Federal Dışişleri Bakanlığı, 28 Mayıs Perşembe günü Ukrayna ve Rusya arasında devam eden barış görüşmelerinin yedinci turunun 19-21 Haziran tarihlerinde Cenevre'de yapılacağını duyurdu. Görüşmeler, İsviçre'nin tarafsız arabuluculuk pozisyonu çerçevesinde kolaylaştırılıyor. Ana gündem maddeleri toprak meselesi ve güvenlik garantileri olarak şekilleniyor.
Barış görüşmeleri süreci, son 18 aydır kesintilerle birlikte sürüyor. İlk altı tur boyunca taraflar arasında — Ukrayna ve Rusya — bazı önemli konularda kısmi ilerleme kaydedildi. Bunlar arasında insani yardım koridoru, savaş esirleri değişimi, tahıl koridoru güvenliği ve Karadeniz hattı navigasyon güvenliği yer alıyor. Ancak ana mesele olan toprak ve güvenlik garantileri konusunda henüz somut ilerleme kaydedilemedi.
Toprak meselesi tarafında Rusya, mevcut askeri kontrolü altındaki bölgelerin (Donetsk, Luhansk, Zaporijya, Herson) facto yetkilendirilmesini talep ediyor. Ukrayna ise herhangi bir toprak kaybını kabul etmiyor ve uluslararası tanınmış sınırlarına döndürülmesini istiyor. Bu iki pozisyon arasında bir orta zemin kurulması, görüşmelerin temel zorluğu.
Güvenlik garantileri tarafında, Ukrayna'nın bir potansiyel barış anlaşması ardından gelecekteki güvenliği nasıl korunacağı tartışılıyor. NATO üyeliği talebi, Rusya tarafından kesin bir reddedilme sebebi. Alternatif olarak ABD, AB, İngiltere ve Almanya'dan oluşan bir 'güvenlik garantörü' koalisyonu fikri öne sürülüyor. Bu koalisyon, gelecekteki olası bir saldırı durumunda Ukrayna'yı destekleme taahhüdünü yerine getirecek.
ABD'nin pozisyonu, görüşmelerin yedinci turu için kritik. ABD Başkanı'nın Doğu Avrupa politikası açısından mart-mayıs döneminde devam eden istişareler, ABD'nin Ukrayna'ya askeri ve mali destek paketinin sürdürülmesi yönünde olduğunu ortaya koyuyor. Bu sürdürülen destek, Ukrayna'nın görüşmelerde daha güçlü bir pozisyondan yararlanmasını sağlıyor.
AB tarafında ise Avrupa Komisyonu, Ukrayna'ya yıllık 35 milyar avro düzeyinde mali destek paketi sürdürme kararını yenilemiş durumda. AB ayrıca Ukrayna'nın AB üyeliği için müzakere sürecinin başlatılması kararı aldı; bu, Ukrayna için uzun vadeli stratejik bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Görüşmelerde AB'nin pozisyonu, barış sonrası Ukrayna'nın AB perspektifinin korunması yönünde.
Rusya tarafında ise ekonomik yaptırımlar ve enerji ihracat kanallarındaki kısıtlamalar uzun vadeli baskı oluşturuyor. Rusya, görüşmelerden yaptırımların gevşetilmesi ve enerji ihracatının normalleşmesi yönünde sonuçlar bekliyor. Yaptırımlar hâlâ ABD, AB, İngiltere ve Japonya tarafından koordineli biçimde uygulanmaya devam ediyor.
Türkiye'nin pozisyonu, görüşmeler sürecinde kolaylaştırıcı bir rol üstlenmeye yönelik. Türkiye, hem Rusya hem Ukrayna ile diplomatik kanallarını açık tutuyor. Karadeniz tahıl koridoru anlaşmasında Türkiye'nin oynadığı rol, görüşmelerde alternatif kolaylaştırıcı seçenek olarak da öne sürülüyor. Bazı gözlemciler, gelecek turlardan birinin İstanbul'da yapılabileceği yorumunu paylaşıyor.
Görüşmelerin yedinci turuna ilişkin pratik konular tarafında, her iki tarafın da beş kişilik müzakere heyetleri ile katılacağı belirtildi. Heyetler, dış işleri bakan yardımcısı düzeyinde olacak. İsviçre arabulucuları ile birlikte toplam yaklaşık 30 kişilik bir müzakere ortamı kurulacak. Sonuç tarafında ortak deklarasyon yayımlanması beklenmiyor; ancak ilerleme rapor edilmesi öngörülüyor.
Barış sürecinin başarı olasılığı bakımından uluslararası gözlemciler, somut bir barış anlaşmasının 2026 sonuna kadar imzalanma olasılığını %35 düzeyinde değerlendiriyor. Bu olasılık, yedinci tur sonuçlarına göre yukarı veya aşağı revize edilecek.
--- **Kaynak:** [Ticaret Bakanlığı](https://www.ticaret.gov.tr/)