Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından düzenlenen ve Anadolu Ajansı'nın (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu IAC 2026, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile SAHA İstanbul'un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi'nde kapılarını açtı. Kongre, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen önemli astronotları ağırlarken, etkinlik kapsamında basın mensuplarının soruları da yanıtlandı.
Türkiye'nin ilk astronotu Tuğgeneral Alper Gezeravcı, bir soruya cevaben, tamamı Türklerden oluşan bir astronot ekibinin er ya da geç uzaya gideceğine olan inancını dile getirdi. Gezeravcı, uzayın her zaman bir işbirliği ve barış alanı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tüm ülkeleri uzayın bir savaş platformuna dönüştürülmemesi konusunda uyardığını hatırlatan Gezeravcı, insanlığın geleceği için önde gelen tüm ülkelerden bu konuda dikkatli olmalarını rica ettiklerini belirtti. Günümüzde ülkelerin savunma gücü oluşturmak amacıyla uzay kuvvetleri kurduğunu da sözlerine ekledi.
Astronot Tuva Cihangir Atasever de uzay faaliyetlerinde insanlı uçuşların önemine değindi. Türk astronotların yer alacağı uçuşları hayata geçirmeyi ve bir sonraki insanlı uzay uçuşuna kadar bilimsel araştırmalar yapmayı sabırsızlıkla beklediklerini ifade etti. Atasever, mikro yer çekiminin sağladığı eşsiz ortamda yeni tecrübeler edinebileceklerini, yeni malzemeler ve biyoteknolojik çözümler geliştirerek, serbest uçuş platformlarını kullanarak daha gelişmiş araştırmalar ve üretim faaliyetleri yürütebilecek bir ekosistem inşa edebileceklerini anlattı.
Axiom Space Baş Astronotu, İnsanlı Uzay Uçuşlarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı ve IAF Başkan Yardımcısı Michael Lopez-Alegria, gezegenin güzelliğini, benzersizliğini ve onu koruma sorumluluğunu daha fazla insanın hissetmesinin önemine dikkat çekti. Bu hissi yaşayan insan sayısının artmasıyla gezegeni koruma şansının da yükseleceğini belirten Lopez-Alegria, buradaki astronotların en önemli amaçlarından birinin diğer ülkeleri teşvik etmek olduğunu söyledi. Geçmişte jeopolitik ve ekonomik nedenlerle uzaya gitmenin zor olduğunu ancak artık giderek daha fazla ülkenin bu tecrübeyi yaşadığını işaret eden Lopez-Alegria, uzaya giden insanların kendi ülkelerindeki gençlere hayallerinin peşinden gitmeleri için ilham verirken, toplumlarına da bu eşsiz ve harika gezegene sahip çıkmaları yönünde ilham verebileceğini kaydetti.
ABD'li astronot Christopher Williams, Uluslararası Uzay İstasyonu'nun (ISS) 25 yılı aşkın süredir içinde yaşanılan bir yer olduğunu ve mikrometeoritlere maruz kaldığını aktardı. Bu durumun, geleceğe doğru ilerlerken hep birlikte çalışmanın önemini ortaya koyduğunu vurguladı. Polonyalı astronot Sławosz Uznanski-Wisniewski ise uzay görevinin ardından bilim ve teknoloji konusundaki deneyimini genç nesille paylaşma hususunda kendini daha fazla ilham dolu ve kararlı hissettiğini dile getirdi. Bunun kendisi için uçuştan sonra daha fazla önem kazandığını ve gençlerden bu denli büyük ilgi beklemediğini de sözlerine ekledi.